<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bahçe Bitkileri Bahce Peyzaj Süs Bitkileri Organik Tarım Ziraat</title>
	<atom:link href="http://www.bahcenet.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bahcenet.com</link>
	<description>Bahçe Hobileri Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Jul 2011 18:30:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Süt miktarı 699 tona ulaştı</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/sut-miktari-699-tona-ulasti.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/sut-miktari-699-tona-ulasti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 18:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[süt tüketimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=708</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin Mayıs ayındaki kayıtlı süt üretimi, bir önceki aya göre yüzde 8,1 artışla 699 bin 122 tona ulaştı. Ocak-Mayıs döneminde toplanan süt miktarı da önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,2 arttı ve 3 milyon 80 bin 648 ton oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) &#8220;Süt Ürünleri Üretim İstatistikleri Mayıs/2011&#8243; sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Nisan ayında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin Mayıs ayındaki kayıtlı süt üretimi, bir önceki aya göre yüzde 8,1 artışla 699 bin 122 tona ulaştı.</strong></p>
<p>Ocak-Mayıs döneminde toplanan süt miktarı da önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,2 arttı ve 3 milyon 80 bin 648 ton oldu.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) &#8220;Süt Ürünleri Üretim İstatistikleri Mayıs/2011&#8243; sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Buna göre, Nisan ayında 646 bin 648 ton olan entegre tesislerde toplanan süt miktarı, Mayıs ayında 52 bin 474 (yüzde 8,1) artarak, 699 bin 122 ton oldu.</p>
<p>Geçen yıl Mayıs ayında toplanan süt miktarı da 654 bin 696 ton düzeyindeydi. Buna göre de artış, yüzde 6,8 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Mayıs ayında, entegre süt işletmelerinde toplanan sütün 99 bin 823 tonu içme sütü, 51 bin 749 tonu peynir, 87 bin 898 tonu yoğurt, 43 bin 140 tonu da ayran üretiminde değerlendirildi.</p>
<p>Bir önceki aya göre içme sütü üretimi yüzde 1,2 azaldı. Peynir üretiminde yüzde 11,8, yoğurt üretiminde yüzde 7,9 ayran üretiminde de yüzde 7,1 artış kaydedildi.</p>
<h4>3 milyon 80 bin ton süt toplandı</h4>
<p>TÜİK verilerine göre, Ocak-Mayıs döneminde toplanan süt miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,2 artarak 3 milyon 80 bin 648 tona ulaştı.</p>
<p>Geçen yılın Ocak-Mayıs döneminde 2 milyon 846 bin 807 ton süt toplanmıştı.</p>
<p>TÜİK tarafından 2010 yılına kadar yayımlanan toplam süt üretimi, yıllık bazda, sağılan hayvan sayıları ile 2001 Tarım Sayımı&#8217;ndan elde edilen süt verimlerinin değerlendirilmesiyle elde ediliyordu. Karşılaştırılabilir istatistikleri daha kısa periyotlarla üretmek amacıyla, 2010 yılı Ocak ayından itibaren çiğ sütü girdi olarak kullanan entegre süt işletmelerinden, toplanan süt ve satışa sunulan süt ürünleri miktarını tespit etmek üzere, veri derleme çalışmaları başlatıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yılda 12 milyon ton civarında süt üretildiği tahmin ediliyor. Ancak, bunun 6-7 milyon tonu kayıtlı olarak değerlendiriliyor. Entegre tesislere satılan süte teşvik primi verilmesi nedeniyle kayıtlı süt üretimi her yıl artıyor.</p>
<h4>Tüketim yüzde 30 artacak</h4>
<p>Öte yandan gıda işleme ve paketleme şirketi Tetra Pak tarafından hazırlanan 4. Küresel Süt Endeksi&#8217;ne göre, 2010-2020 yılları arasında dünyada süt tüketimi Asya, Afrika ve Latin Amerika&#8217;daki refah artışı ve hızlı kentleşmeye bağlı olarak yüzde 30 artacak.</p>
<p>Endekse göre, 10 yılda süt ve aromalı sütler gibi diğer süt ürünlerinin dünya ölçeğindeki tüketiminde yüzde 30&#8242;luk artış öngörülürken, süt tüketimindeki yüksek artışın en önemli itici güçleri arasında ekonomik büyüme, kentleşme ve orta sınıfın artan satın alma gücü yer alıyor.</p>
<p>Süt ürünlerine olan talebin, kişi başına süt tüketiminde birinci sırada olan Batı Avrupa hariç, dünyanın her yerinde artması bekleniyor.</p>
<p>Süt tüketimindeki yüksek artış, ekonomik gücün Batı&#8217;dan Doğu&#8217;ya kaydığının bir göstergesi olarak görülüyor. Orta sınıfların büyümesi de Şanghay&#8217;dan Mumbai&#8217;ye kadar geniş bir coğrafi alanda süpermarketler ve alışveriş merkezlerinde satılan sağlıklı, paketlenmiş süte olan talebi yükseltiyor. Sade süt ile aromalı süt, yoğurt gibi diğer süt ürünlerine 2010 yılında 270 milyar litre seviyesinde olan talep 2020&#8242;de 350 milyar litreye çıkacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/sut-miktari-699-tona-ulasti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarım ekonomisi yüzde 25 arttı</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/tarim-ekonomisi-yuzde-25-artti.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/tarim-ekonomisi-yuzde-25-artti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 18:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[tarım ekonomisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=704</guid>
		<description><![CDATA[Isparta Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Adar, Isparta&#8217;da 6 ayda 177 milyon 927 bin 15 TL&#8217;lik tarımsal işlem hacmine ulaşıldığını bildirdi. Adar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Isparta&#8217;da geçen yıla göre tarım ekonomisinin yüzde 25 büyüdüğünü kaydetti. 6 aylık dönemde 54.1 milyon TL ile en çok işlem gören tarımsal ürünün süt olduğunu belirten Adar, elmada 38,3 milyon TL, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Isparta Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Adar, Isparta&#8217;da 6 ayda 177 milyon 927 bin 15 TL&#8217;lik tarımsal işlem hacmine ulaşıldığını bildirdi.</strong></p>
<p>Adar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Isparta&#8217;da geçen yıla göre tarım ekonomisinin yüzde 25 büyüdüğünü kaydetti.</p>
<p>6 aylık dönemde 54.1 milyon TL ile en çok işlem gören tarımsal ürünün süt olduğunu belirten Adar, elmada 38,3 milyon TL, buğday ununda 18 milyon TL, buğdayda 14,3 milyon TL, büyükbaş canlı hayvanda 9,9 milyon TL&#8217;lik işlem gerçekleştiğini ifade etti.</p>
<p>Adar, &#8221;Yılın ilk yarısında 177 milyon 927 bin 15 TL&#8217;lik tarımsal işlem hacmine ulaşıldı. Geçen yıl 142,8 milyon TL olan işlem hacmi, bu yıl bu rakama ulaştı&#8221; dedi.</p>
<p>Tarım ekonomisinin büyümesinin sevindirici olduğunu aktaran Adar, &#8221;Tarımla sanayileşen Isparta&#8221; hedefine adım adım ilerlendiğini söyledi.</p>
<p>Isparta&#8217;nın tarım ve hayvancılık kenti olduğuna değinen Adar, tarım ticaretinin geliştirilmesi, tüccar sayısının, üretimin artırılması yönünde çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/tarim-ekonomisi-yuzde-25-artti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Un fiyatlarında düşüş gözlendi</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/un-fiyatlarinda-dusus-gozlendi.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/un-fiyatlarinda-dusus-gozlendi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 18:22:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[un fiyatları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=699</guid>
		<description><![CDATA[Konya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Çevik, buğdaydaki yüksek rekoltenin un fiyatlarına olumlu yansıdığını, un fiyatlarında kış sezonuna göre yüzde 10 oranında düşüş olduğunu söyledi. Çevik yaptığı açıklamada, buğday üretiminde çok verimli bir sezon geçirildiğini, hammaddenin fazla olmasının un fiyatlarına olumlu şekilde yansıdığını belirtti. Geçen yıl un fiyatlarının yükselmesinde Rusya başta olmak üzere Avrupa Birliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Çevik, buğdaydaki yüksek rekoltenin un fiyatlarına olumlu yansıdığını, un fiyatlarında kış sezonuna göre yüzde 10 oranında düşüş olduğunu söyledi.</strong></p>
<p>Çevik yaptığı açıklamada, buğday üretiminde çok verimli bir sezon geçirildiğini, hammaddenin fazla olmasının un fiyatlarına olumlu şekilde yansıdığını belirtti. Geçen yıl un fiyatlarının yükselmesinde Rusya başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB), Kazakistan, Ukrayna ve Avustralya&#8217;nın bazı bölgelerinde verimin düşmesinin etkili olduğunu ifade eden Çevik, bu yıl un fiyatlarının vatandaşın yüzünü güldüreceğini dile getirdi.</p>
<p>Buğday kilo fiyatlarının 0,75 ile 0,80 lira seviyelerinden 0,60 lira seviyesine düşmesinin un fiyatlarında düşüşe neden olduğuna dikkati çeken Çevik, şunları kaydetti:</p>
<p>“Ekmeklik unun çuval fiyatı geçen yıl unun tipine göre 47-49 lira arasında satılıyordu. Şu anda 40-42 lira arasında satılıyor. Birinci kalite baklavalık ve böreklik un geçen yıl 55-56 lirayken bu sene 48-50 liraya kadar düştü. Buğdaydaki rekoltenin yüksek olması un fiyatlarına olumlu yansıdı. Bu sene un fiyatlarında geçtiğimiz kış sezonuna göre yüzde 10 oranında düşüş var. Bu sene ekmek fiyatlarında ve diğer unlu mamullerde un fiyatları kaynaklı bir zam olacağını tahmin etmiyorum. Ramazan ayı öncesi un fiyatlarındaki bu düşüş vatandaşımızı sevindirecek.”</p>
<p>Çevik, Türkiye&#8217;nin un üretiminde dışarıya bağımlı olmamasının da un fiyatlarının düşüşünde önemli rol oynadığını vurguladı.</p>
<h4>UN İHRACATINDA TÜRKİYE&#8217;NİN PAYI YÜKSELİYOR</h4>
<p>Kazakistan&#8217;dan sonra Türkiye&#8217;nin dünyada en fazla un ihracatı yapan ikinci ülke olduğunu anımsatan Çevik, bu sene üretimde yaşanan bolluğun Türkiye&#8217;nin un ihracatına da olumlu etki yapacağı değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin 102 ülkeye un ihracatı yaptığını söyleyen Çevik, İran, Irak, Suriye, Uzakdoğu ülkeleri ve Afrika ülkelerinin ihracatta ilk sırada yer aldığını bildirdi.<br />
Geçen yıl Türkiye&#8217;nin yaklaşık 2 milyon 200 bin ton un ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Çevik, bu yıl bu rakamın daha da yukarılara çekileceğini kaydetti.<br />
Toprak Mahsulleri Ofisi&#8217;nin değişen alım baremlerin buğdayın kalitesini yükselttiğini vurgulayan Çevik, buğdaydaki kalitenin de una yansıdığını ve Türkiye&#8217;nin kaliteli un ihracatı yaptığını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/un-fiyatlarinda-dusus-gozlendi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hububat fiyatları açıklandı</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/hububat-fiyatlari-aciklandi.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/hububat-fiyatlari-aciklandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 18:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[hububat fiyatları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=696</guid>
		<description><![CDATA[Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, &#8220;TMO 1-2 gün içinde hububat müdahale alım fiyatlarını açıklayacak&#8221; dedi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, &#8220;TMO 1-2 gün içinde hububat müdahale alım fiyatlarını açıklayacak&#8221; dedi. Tarım İl Müdürlüğünde kahvaltıda basın mensuplarıyla bir araya gelen Bakan Eker, yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde hububat hasadının devam ettiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, &#8220;TMO 1-2 gün içinde hububat müdahale alım fiyatlarını açıklayacak&#8221; dedi.</strong></p>
<p>Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, &#8220;TMO 1-2 gün içinde hububat müdahale alım fiyatlarını açıklayacak&#8221; dedi.</p>
<p>Tarım İl Müdürlüğünde kahvaltıda basın mensuplarıyla bir araya gelen Bakan Eker, yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde hububat hasadının devam ettiğini belirterek, bu yılki rekoltede geçen yıla oranla artış olacağını söyledi.</p>
<p>Eker, piyasadaki hububat fiyatlarını yakından takip ettiklerini ifade ederek, çeşidine göre piyasada buğday fiyatının 530 ile 700 lira arasında değiştiğini kaydetti.</p>
<p>Çiftçinin piyasadaki hububat fiyatından memnun olduğunu dile getiren Eker, şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Piyasadaki hububat fiyatını yakından izliyoruz. Çiftçinin aleyhine bir durum gelişmesi durumunda hemen müdahalede bulunuyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi emanet alımını sürdürüyor. Hatta şuana kadar 200-300 bin ton emanet alım da yapıldı. Toprak Mahsulleri Ofisi 1-2 gün içinde hububat müdahale alım fiyatlarını açıklayacak. Bu yıl hububatta yüksek rekolte olacak. Geçen yıl 19,6 milyon ton civarında olan rekoltenin bu yıl 21 milyon tonun üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Hatta biraz daha yükselme ihtimali de var. Tarım sektörü açısından iyi bir sezon yaşıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/hububat-fiyatlari-aciklandi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayısı bitiyor!</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/kayisi-bitiyor.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/kayisi-bitiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 18:16:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[kayısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=692</guid>
		<description><![CDATA[Malatya Sebze ve Meyve Pazarı&#8217;ndaki esnaflardan alınan bilgiye göre, bu yıl pazara gelecek sofralık kayısı bitmek üzere. Dünya kayısı başkenti olarak nitelendirilen Malatya&#8217;da bu yıl meyvenin büyüme döneminde çok fazla yağmur ve dolu yağması nedeniyle kayısılarda çil ve dolu yarası oluşunca pazara gelen ürün miktarı düştü. Esnaflardan Yakup Ulutaş, sofralık olarak en fazla &#8221;Hasanbey&#8221; ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Malatya Sebze ve Meyve Pazarı&#8217;ndaki esnaflardan alınan bilgiye göre, bu yıl pazara gelecek sofralık kayısı bitmek üzere.</strong></p>
<p>Dünya kayısı başkenti olarak nitelendirilen Malatya&#8217;da bu yıl meyvenin büyüme döneminde çok fazla yağmur ve dolu yağması nedeniyle kayısılarda çil ve dolu yarası oluşunca pazara gelen ürün miktarı düştü.</p>
<p>Esnaflardan Yakup Ulutaş, sofralık olarak en fazla &#8221;Hasanbey&#8221; ve &#8221;Kaba Aşı&#8221; çeşitlerinin satıldığını söyledi.</p>
<p>Vatandaşların kilogramı 3 liradan satılan kayısıyı İstanbul , İzmir ve Ankara&#8217;daki akrabalarına, arkadaşlarına ve sevdiklerine gönderdiğini anlatan Ulutaş, sadece kendisinin günde 300 kilogram kayısı sattığını belirtti. Ulutaş, &#8221;Kayısıların büyük bölümü çil ve dolu yarası nedeniyle pazara gelmiyor. Bu nedenle sofralık kayısı satışı bitmek üzere.Geçen yıl sofralık kayısı satışları bu yılkinden 1,5 ay daha uzun sürmüştü&#8221; dedi.</p>
<p>Tayfun Yılmaz ise günde bin 500 kilogram kayısı sattığını anlatarak, &#8221;Kaliteli kayısı az&#8221; diye konuştu .</p>
<h4>ZİRAAT ODASI BAŞKANI BAYRAM POLATBAŞ</h4>
<p>Malatya Ziraat Odası Başkanı Bayram Polatbaş, bu yıl Tarım İl Müdürlüğünün kuru kayısı rekoltesini 112 bin ton olarak açıkladığına değinerek, bu rekoltenin yarısının kalitesiz ürün olduğuna işaret ederek, &#8221;Bu yıl meyvenin büyüme döneminde çok fazla dolu ve yağmur yağdı. Dolu nedeniyle dolu yarası oluştu. Yağmur da çil oluşturdu. Çil ve dolu yarası olan ürünler maalesef ihracata gitmiyor. Meyve suyu fabrikalarına verilebiliyor&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Rekoltenin büyük bölümünde çil ve dolu yarası bulunması nedeniyle sofralık kayısının satışının da kısa sürdüğünü anlatan Polatbaş, meyve pazarına gelen ürün miktarının da az olduğunu belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/kayisi-bitiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Patlıcan Yetiştiriciliği (Solanum melongena)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/patlican-yetistiriciligi-solanum-melongena.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/patlican-yetistiriciligi-solanum-melongena.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 18:05:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sebze Yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[patlıcan yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[solanum melongena]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=690</guid>
		<description><![CDATA[Patlıcan ılık iklimlerde senelik, tropik iklimlerde ufak bir ağaç şeklinde büyüyen çok senelik bir kültür bitkisidir.Ülkemizde çok tüketilen patlıcanın önemli bir yeri vardır.Yemeklik değeri yanında uzun yıllardan beri halk arasında ilaç olarak da kullanılmaktadır. Patlıcan çeşitli ekolojik şartlara bağlı olarak %0.2-46.8 oranında değişmek üzere ortalama % 6.75 oranında yabancı döllenme göstermektedir. Tohum ve çimlenme Özellikleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Patlıcan ılık iklimlerde senelik, tropik iklimlerde ufak bir ağaç şeklinde büyüyen çok senelik bir kültür bitkisidir.Ülkemizde çok tüketilen patlıcanın önemli bir yeri vardır.Yemeklik değeri yanında uzun yıllardan beri halk arasında ilaç olarak da kullanılmaktadır.</strong></p>
<p>Patlıcan çeşitli ekolojik şartlara bağlı olarak %0.2-46.8 oranında değişmek üzere ortalama % 6.75 oranında yabancı döllenme göstermektedir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/patlicantip.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Tohum ve çimlenme Özellikleri</h4>
<p>Patlıcan, meyveleri hasat edilmezlerse hemen olgunlaşırlar. Meyvelerdeki tohum sayısı 2361 adet, tohum ağırlığı ise yaklaşık 10 gr dır. Bu meyvelerden tohumları parlak yuvarlağa yakın şekilli, basık, 1-1.5 mm eninde 3-4 mm boyundadır. Çimlenme güçlerini 3-4 yıl muhafaza ederler. 200-330 adet patlıcan tohumu 1 gr gelir. Optimum çimlenme sıcaklığı 25-30 C olup, uygun koşullarda 10-12 gün içinde çimlenir. Olgunlaşmasını tamamlamış olgun meyveler hasat edildikten sonra 1-2 hafta süre ile güneşte kurutulmaya bırakılarak tohumların olgunlaşması ve meyve etinden kolayca ayrılması sağlanır. Bir dekarlık alandan yaklaşık 30-40 tohum elde edilir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/patlican%20tohumu.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>İklim İsteği</h4>
<p>Patlıcan sıcak iklim sebzesidir. Soğuklardan korkar yetiştirme devrelerinde sıcaklık –1,-2 ° C’ye düştüğünde hemen ölür. Ilık iklimlerde senelik kültür bitkisi olarak yetiştirildiğinden tohum ikliminden itibaren hasat devresi sonuna kadar ürün için normal olarak 15-35 ° C’lerde ortalama altı aylık bir süreye ihtiyaç gösterir. Bölgemizde yağmurlar yetersiz olduğundan bitkinin sulanması gerekmektedir.</p>
<h4>Toprak İsteği</h4>
<p>Toprak hususunda oldukça seçici bir sebzedir. Killi topraklardan katiyen hoşlanmaz bu gibi ağır ve rutubetli topraklarda süratle kök görülür. Derin, yumuşak geçirgen, organik ve besin maddelerince tınlı topraklarda iyi gelişir ve bol ürün verir. Erkencilik düşünüldüğünde ahır gübresi veya yeşil gübreleme ile takviye edilmek şartı ile kumlu topraklar üzerinde de durulabilir.</p>
<h4>YETİŞTİRME TEKNİĞİ</h4>
<p><strong>Ekim Nöbeti</strong></p>
<p>Sebzelerden sonra dikilmeli, patlıcan dikilen bir yere en az dört yıl patlıcan dikilmemelidir. Ayrıca baklagillerden sonra yetiştirilebilir. Bölgemizde patlıcanla en iyi ekim nöbetine girebilecek bitkiler pamuk ve buğdaygillerdir. En iyi ekim nöbeti, Buğday + 2.Ürün + Sebze (Patlıcan) uygundur.</p>
<h4>Toprak Hazırlığı</h4>
<p>Ön bitkisi hasadından sonra tarla derin olarak sürülmeli, ilkbaharda otları öldürmek amacıyla uygun toprak tavında gobldisk ile ikileme yapılmalıdır. Karık pulluğu ile sıra arası mesafe 100 cm olacak şekilde karıklar açılarak fidelerin dikimine hazır hale getirilmelidir. Sonbaharda toprak işlenmemişse, ilkbaharda toprak mümkün olduğu kadar erken sürülmelidir. Tarlanın toprak kurtları ile bulaşık olduğu biliniyorsa tarla dikilmeden önce ticari gübre ile beraber gereken ilaç verilip tarla ile işlenir.</p>
<h4>Ekim ve Dikim</h4>
<p>Tohum sıcak yastıklara Şubat ayının ilk haftasında ekilir. Serpme veya sıravari olarak metrekareye 5-6 gr üzerinden ekilir. Sıravari ekim en iyi yoldur. Ekimden sonra tohumların üzeri 1 cm kadar kalınlıkta harçla örtülür ve hafifçe bastırılarak süzgeçli kovalarla tohumların bulunduğu kısma inecek kadar çimlenme suyu verilir.Tohumlar çimlenip 7-8 yapraklı olduktan sonra tohumlar Nisan ayının 2. haftasından itibaren 50 cm sıra üzeri 100 cm sıra arası ile esas yerine fideler aynı günde dikilmeye dikkat edilerek dikilir. Dikimden hemen sonra can suyu verilir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/patlican%20cicegi.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Gübreleme</h4>
<p>Patlıcanlar gübreyi çok sever. Patlıcan yetiştirilecek toprağın dikimden önce dekara 4-6 ton hesabı ile iyi vasıflı, yanmış ahır gübresi ve yardımcı olarak dekara fosforlu ve azotlu gübrenin yarısı dikim esnasında, azotlu gübrenin ikinci yarısı ise ilk sulamadan önce verilmelidir.Azotlu gübre olarak 21 kg/da N,Fosforlu gübre 10 kg/da P2O5 saf olarak verilmelidir.</p>
<h4>Sulama</h4>
<p>Patlıcan yetiştiriciliğinde pratik bir kaide olarak ilk can suyundan sonra hava durumuna göre 15-20 gün müddetle su verilmez. Bundan sonra lüzum görülürse bolca su verilir. Çiçeklenme devresinde yersiz sulamadan kaçınılmalıdır. Bitkiler üzerinde ilk meyveler görülmeye başladıktan sonra bitkinin durumuna göre belli periyotlarla su vermek ve bilhassa hasat devresine girildikten sonra her toplanmanın ardından sulama ihmal edilmemelidir. Sulama karık usulü ile yapılmalıdır. Patlıcan yetişme devresinde 7-8 günde bir sulanması gerekir. Aksi taktirde gelişme yavaşlar mahsul azalır ve meyvelerde acılık başlar.</p>
<h4>Bakım</h4>
<p>Patlıcanda bakım işleri: Çapa, sulama hastalık ve zararlılarına karşı gerekli tedbirleri almaktadır. Fideler esas yerlerinde gelişmeye başladığı andan itibaren takriben 2 hafta sonra 1. çapa yapılır birinci çapadan 2-3 hafta sonra 2. çapa yapılır. Yabancı otlar yok edilir. Kaymak tabakası kırılır. Toprağı havalandırmak ve rutubeti korumak maksadıyla sıra aralarında birkaç defa çapa yapmak faydalıdır.</p>
<h4>Hasat ,harman ve depolama</h4>
<p>Patlıcanlarda hasat piyasaya turfanda veya normal mahsul çalışma arzusuna göre meyveler muhtelif irilikte iken yapılır. İlk turfanda mahsul için meyveler henüz normal iriliğini almadan koparılırsa da esas hasat zamanı çeşidin hakiki meyve iriliğinin 1/3’nü aldığı zamandır. Hasat gecikirse meyveler kartlaşır renkleri açılır ve çekirdekleri sertleşerek yenme kabiliyetleri gittikçe kaybolur. Patlıcan bitkisinde ilk hasat alttaki meyvelerin koparılması ile başlar ve kademeli olarak yukarıya doğru devam eder. Hasada gelmiş meyveler sıcakla sapları ile birlikte kesilir. İrilik, düzgünlük ve renklerine göre sınıflara ayrılarak ambalaj kaplarına sıkıştırılmadan konur.</p>
<h4>Verim ve maliyet</h4>
<p>Bir dekardan 4.000 kg verim alınmaktadır. Patlıcanda 171.30 sa/da insan işgücüne, 2.54 sa/da makine işgücüne gereksinim duyulmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/patlican-yetistiriciligi-solanum-melongena.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domates Yetiştiriciliği (Lycopersicon esculentum)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/domates-yetistiriciligi-lycopersicon-esculentum.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/domates-yetistiriciligi-lycopersicon-esculentum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 17:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sebze Yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[domates yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[lycopersicon esculentum]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yetiştiriciliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=688</guid>
		<description><![CDATA[Domatesin içi dışı bizden..;) Domates yetiştirmek için isteğiniz bilgiler burada.. Domates Tek yıllık bitkisinin meyveleri yenen bir sebzedir. Yaklaşık 1900 yıllarında Adana’da yetiştirilmeye başlanmıştır.Anavatanı Peru dur. Ülkemiz ekonomisinde çok önemli bir yer tutar.Özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde domates yetiştiriciliği daha fazla yapılmaktadır. Ucuz ve bol vitamin kaynağı olan domates besleyici ve lezzetli özelliğinden dolayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Domatesin içi dışı bizden..;) Domates yetiştirmek için isteğiniz bilgiler burada..</strong></p>
<p>Domates Tek yıllık bitkisinin meyveleri yenen bir sebzedir. Yaklaşık 1900 yıllarında Adana’da yetiştirilmeye başlanmıştır.Anavatanı Peru dur. Ülkemiz ekonomisinde çok önemli bir yer tutar.Özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde domates yetiştiriciliği daha fazla yapılmaktadır. Ucuz ve bol vitamin kaynağı olan domates besleyici ve lezzetli özelliğinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde en çok üretilen sebzelerdendir.</p>
<p>Turfanda olarak yetiştirilebilmesi nedeni ile her mevsimde tüketilebilmektedir. İçinde A, B1, B2, C, K vitaminleri, niacin, protein, yağ, karbonhidrat, potasyum, kalsiyum ve demir bulunur. Taze olarak yenildiği gibi salça, domates suyu, konserve turşu, reçel, ketçap, şeklinde de tüketilmektedir. 5-6 kg domatesten yaklaşık 1 kg salça elde edilebilir.</p>
<h4><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/domates5.jpg" alt="" border="0" /></h4>
<h4>Domateste Çeşitler</h4>
<p>Pearson ve Sc 2121, Sofralık-Start F1, Epona F1, Red Top, Sc2121, S.Million ve S.Gold gibi çeşitler tavsiye edilebilir. Pearson: Yuvarlağa yakın oldukça düzgün şekilli kırmızı renkli eti dolgun, çok lezzetli, şartlara kolaylıkla adapte olabilen çeşittir. Vejetasyon süresi uzundur. Sofralık olduğu kadar kuru maddece zengin olması ile salçalığa da fevkalade elverişlidir. Salça renginin tabii olarak kırmızı olması beğenilmektedir. 1 kg ortalama 7-9 adet gelmektedir. Nakliye ve Verticellium hastalığa karşı dayanıklıdır. Sc.2121: Geçici ve erkenci çeşitlerinin olması üretimde devamlılığı sağlaması bakımından avantajlıdır. Ayrıca meyve kalitesi yüksek, nakliyeye dayanıklı yüksek verimli ve sofralık bir çeşittir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/domatestip1.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>İklim İsteği</h4>
<p>Domates ılık ve sıcak iklim meyvesidir. Soğuklardan çok zarar görür. Sıcaklık -2,-3 ° C düştüğünde bitki tamamen ölebilir. Gereğinden fazla sıcaklık ve nem ise bitkide hastalıkların meydana çıkmasına, sıcak ve kuru rüzgarlarda, fazla miktarda çiçek dökülmesine sebep olur. Domateslerde normal bir gelişmenin meydana gelebilmesi için, sıcaklığın en az 16-19 ° C’lerde olması denemelerden anlaşılmıştır. Sıcaklık 13 ° C’nin altına düştüğünde olgunlaşmanın geciktiği ve mahsul miktarının çok azaldığı görülmüştür. Domates çiçek tozları 10 ve daha yukarı derecelerde, en iyi olarak 27 ° C civarında istenilen şekilde çimlenerek döllenme yapabilmektedir. Yüksek sıcaklıklarda bitki döllenme yeteneğini ve gelişmesini kaybetmektedir.Ancak kök çevresinin düzenli su alması bitkinin mükemmel gelişmesini sağlar ve yüksek verim yapmasını sağlar.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/domates4.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Toprak İsteği</h4>
<p>Domatesin toprak isteği; kumludan killiye kadar her tür toprakta yetişebilir. Derin, geçirgen su tutma kabiliyeti iyi humus ve besin maddelerince zengin tınlı toprakları sever. Kumlu tınlı topraklarda erken ürün verir. Çorağa oldukça dayanıklıdır. En uygun toprak reaksiyonu pH 6.5 civarındadır.Ekim Nöbeti Çorağa oldukça dayanıklıdır. En uygun toprak reaksiyonu pH 6.5 civarındadır. Domates dikilen bir yere, en az 5 yıl domates dikilmemelidir!</p>
<p>En iyi ekim nöbeti; Buğday+2.ürün+Domates şeklinde uygulanabilir.Toprak Hazırlığı Domates çok kuvvetli bir kök yapısına sahiptir.Köklerinin 1m3 hacimde bir toprak içinde yayıldığı düşünüldüğünde topraktan ne derece faydalandığı açıkça ortadadır.Ana kazık kök şaşırtma nedeniyle koparılmazsa 125-140cm derinliğe kadar uzayabilir. Domates kökleri su içerisinde uzun süre kaldıklarında (4-5 saat) bitki boğulur, pörsür, gelişmesi durur ve bir daha kendini toparlayamaz. Saçak kökleri ise 0-25cm derinliğe kadar uzayabilir. Domates bitkisi derin köklü bir bitki olduğu için, toprağın derin sürülerek, dikkatle hazırlanması gerekir. Sonbaharda pullukla derince sürülen tarla ilkbaharda ve uygun tavda yine pullukla sürülür. Sürümle birlikte 2-4 ton yanmış ahır gübresi atmak yararlı olur. Toprak hazırlığı yapılırken bahçe karık şeklinde bölünür ve su akışının bu karıklardan geçmesi sağlanır. Sonra tırmık, tapan veya diskaro çekilerek kesekler kırılır.Domates yetiştiriciliğinde sıra arası ve sıra üzeri mesafesi çeşidin yer ve sırık olmasına göre değişmektedir.</p>
<h4>Tohum ve Çimlenme Özellikleri</h4>
<p>Domateslerde tohum meyve içinde karpel loplarında ve çimlenmesini engelleyici bir sıvı içerisinde bulunur. Kurumuş tohum üzerinde tüyler kaplıdır. Bu tüyler tohumların birbirine yapışıp yumak olması tek tek ekilmesini zorlaştırdığı için makine ile bu tüyler alınır. Bu tüylerin adına “hav” denir. Meyve içerisinden çıkarılan tohum torbalı sıvıyla kaplı olduğu için tazeyken uzaklaştırmak zordur.Bu sıvı ile torbanın alımından 24 saat sonra fermantasyona bırakılması, yıkanması ve tohumun üzerinden uzaklaştırılması çok kolay olur. 300-380 adet tohum 1gr gelir. Domates tohumları uygun şartlarda korunduklarında 5-6 yıl çimlenmelerini muhafaza ederler.1 ton domatesten 1.3 kg ile 2.4 kg arasında tohum alınır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/domates%20tohumu.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Ekim ve Dikim</h4>
<p>Domates yetiştirilecek tarlaya sonbaharda tarla kuru iken, dip kazan çekilmelidir.Ağır killi topraklarda doğrudan tohum ekimi ile üretimden kaçınmalıdır. Aksi taktirde toprak hazırlama, ekim ve tohumun çimlenmesi zorlaşır. Çimlenme döneminde toprağın tavını kaçırmaması ve az kaymak bağlaması için alüviyal topraklar tercih edilmelidir. Doğrudan tohum yapılacak tarlaya Şubat-Mart aylarında ekim yapılabilecek şekilde girilebilmelidir. Tohum ekimi yapılacak tarla sonbaharda derin işlenmeli, iklim şartları müsaade ederse Ocak-Şubat ayında yeniden derin olmayan bir sürüm yapılmalı veya kazayakları ile yüzeysel olarak işlenmelidir. Bu sayede yabancı ot gibi büyük sorunlar engellenmiş olur. Ancak çimlenmeden sonra bile yabancı otların çıkması engellenmesi için çapalama yapılması gerekir. Ekim yapılırken metrekareye 5-6 gr tohum gelecek şekilde sıravari veya serpme olarak yapılır. 250-400 bin adet tohumu 1 kg gelir.Sıravari en iyi yoldur. Ekimden sonra tohumların üzeri 1 cm kadar kalınlıkta harçla örtülür ve hafifçe bastırılarak süzgeçli kovalarla tohumların bulunduğu kısma inecek kadar çimlenme suyu verilir. Yer domatesi için sıra arası 140-150 cm sıra üzeri 40-50 cm sırık domateslerde ise sıra arası 75-80 cm, sıra üzeri 40-50 cm olacak şekilde dikim yerleri hazırlanmalıdır. Tohumlar çimlenip 5-6 yapraklı olduktan sonra hazırlanan karıklara 40 cm aralıkla fide çukurlarına son donların kalktığı Nisan ayının ikinci haftasında bu çukurlara fideler dikilir. Dikim, fidelerin 2/3’ü toprağa girecek şekilde yapılır. Daha sonra karıklara can suyu verilir. 3-4 gün sonra kontrol edilerek tutmayan fideler yenilenir. Fide ile domates üretimi ise 5 şekilde yapılır:Susuz dikim; Bitkiler 40-50cm boy alıp tamamen çiçekleninceye kadar sulanmaz. Bu bitkinin sulu tarımda yapılan kök ve kök boğazı hastalıkların riskini azaltır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/belge3.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>Suya dikim; Sıcak bölgelerde dikimin hızlı yapılmasından dolayı tercih edilir. Toprak işleme rahat fire miktarı düşük olur.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/belge2.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>Su ile sırta dikim; Su kaynakları zayıf olan yerlerde karıklara su verilip sırtlara dikim yapılmasıyla olur. Bir işçi bir günde 1-1.5 da alan dikebilir.</p>
<p>makinalı dikim; Dikim sırtları ortalayacak şekilde yapılır.Toprak tavında, işlenmiş olmalı, makine maşa ayarları iyi yapılmalı, makine dikim esnasında yeterli can suyu sağlamalıdır. Heinz usülü sırta dikimHeinz usulü dikim; Bu dikim şekli özellikle yüksek kaliteli sofralık sanayi domates üretiminde kullanılır. Ürünler toprakla temas neticesinde meydana gelen çürümeler önlenir.Eğimli arazilerde karıklı sulama ile yapılır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/belge4.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Gübreleme</h4>
<p>Vejetasyon (soğuklama) süresi uzundur.Besin maddelerince zengin toprakları sever. Domates yetiştiriciliğinde bilhassa erken mahsul almada fosforlu gübreler önemlidir. Toprağın yapısına göre değişmekle birlikte,genellikle Şubat ayı içinde önce dekara 2-3 ton iyi yanmış çiftlik gübresi, fosforlu gübre triple süperfosfat formunda ve dönüme 22 kg olarak verilmelidir. Bu gübre dikimle beraber açılan bantlara serpilir. Azotlu gübre amonyum sülfat formunda ve dekara 56 kg olarak serpme şeklinde yarısı dikimle diğer yarısı da birinci sulamadan önce toprağa hafifçe serpilir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/domates%20cicegi2.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Sulama</h4>
<p>Kültür bitkileri arasında özelliklede meyveleri yenen sebzelerde sulama, tohumların çimlenme devresi, gelişme devresi ve nihayet mahsul devresi olmak üzere başlıca üç esas devrede önemli rol oynar. Domates yetiştiriciliğinde bitkiler üzerinde ilk meyveler görülünceye kadar sulamadan kaçınmalıdır. Bu devreye kadar çapa yapılır. İlk meyveler görüldükten sonra sulama önem kazanır ve mevcut şartlara göre uygun periyotlarla yeteri kadar sulama yapılmalıdır. Nihayet olgunluk devresine girip hasat başladıktan sonra bu devrede pratik bir kaide olarak her toplamayı takiben mutlaka su verilmelidir. Sulama yapılırken,suyun bitkinin yapraklarına değmemesine özen gösterilmeli yoksa yapraklar çamurlanır ve hastalığa yakalanması kolaylaşır. Kurak bölge şartlarında domatesin su ihtiyacı genel olarak şöyle bir dağılım gösterir; Mayıs ayında 3 günde bir su Haziran ayında 2 günde bir su Temmuz ayında 6 günde 5 su Ağustos ayında 7 günde 4 su Eylül ayında haftada bir olmak üzere toplam 18 kez sulanmalıdır.Fazla sudan zarar gören bitkiler ilk fırsatta derince çapalanmalı ve toprak havalandırılmalıdır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/domateskoruma1.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Hastalık ve Zararlılara Karşı Mücadele</h4>
<p>Hastalık ve zararlılarla savaş öncelikle tarlanın seçimi ile başlar.Uzun süre sulama yapılması kök hastalıklarına yol açabilir. Aynı kültür bitkisinin aynı tarlaya ekilmesi de hastalık etmenlerinin artmasına yol açar. Tarla seçiminde toprağın kök ur nematodlarınca bulaşıcı olmaması gereklidir. Domateste önemli zararlara neden olan kırmızı örümcekler ve yaprak bitleri tarlalar arasındaki tarlalar arasındaki yabancı otlarda kışlarlar.Bu zararlılara karşı korunmak için çevre ilaçlaması ve yabancı ot mücadelesi ihmal edilmemelidir! En önemli kayıplara neden olan virus hastalıklarının yayılmasına neden olan YAPRAK BİTİ ve BEYAZ SİNEĞE karşı etkili mücadele edilmelidir. Domateslerde önemli kayıplara neden olan zararlılardan biri de YEŞİL KURTTUR. Bu zararlıların kelebekleri tarla üzerinde uçarak domates sürgünlerinin uç kısımlarına bırakır ve bunlardan çıkan tırtıllar bitkinin sürgün uçlarını yemeye başlarlar.Yaklaşık 1cm uzunlukta iken mücadele edilmelidir. Tarlada yabancı ot fazla ise ilk sulamadan hemen sonra, karık içinde gezilebilir duruma gelince, yabancı ot çimlenmeleri başlarken SENCOR uygulaması yapılır.Bu ilaç dekara 70 gr hesabıyla bitkilerin üstüne gelmeyecek şeklinde, sulama karıklarının içi ilaçlanır. Sıcakların bitkide su kaybından dolayı meyve yükünün artması bitkiyi zayıf düşürür.İşte bu dönemde tarlada KIRMIZI ÖRÜMCEK zararlısı ortaya çıkar. Bitki yapraklarının altına yerleşip emerek zarar verir. Çıplak gözle zor görüldüğünden zaman zaman tarlada büyüteç ile kontroller yapılmalıdır. Açıkta domates üretiminde son yıllarda en çok zarar veren bir gövde de AKARLARdır. En iyi savaşım ıslanabilir kükürtle yapılır.Düzenli ilaçlama zararlının yayılmasını önler. İlaçlamaların ve sulamaların mümkün olduğunca öğleden sonra saat 16.00-17.00 den sonra yapılmalıdır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/hasat.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Bakım</h4>
<p>Fideler esas yerlerinde gelişmeye başladığı andan itibaren yaklaşık 2 hafta sonra birinci çapa yapılır. Birinci çapadan 2-3 hafta kadar sonra ikinci çapa yapılır. Yabancı otlar yok edilir. Kaymak tabakası kırılır ve toprağı havalandırmak topraktaki rutubeti muhafaza etmek maksadıyla sıra aralarında birkaç defa çapa yapmak çok faydalıdır. Ayrıca sulamada su yolu üzerine düşen dallar masura üzerine alınır ve boğaz doldurma işlemi yapılır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/hasat2.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Verim ve Maliyet</h4>
<p>Açıkta domates üretiminden 3600-4000 kg/da ürün alınmaktadır. İyi bir toprak olması durumunda ekim yöntemi dikkate alınarak 1 dekar alanda 12 tona kadar ürün almak mümkün olabilmektedir. Maliyet Bir dekar domates üretimi için 206.78 sa/da insan işgücü, 2.22 sa/da makine işgücü gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/domates-yetistiriciligi-lycopersicon-esculentum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğan Yetiştiriciliği (Allium cepa L.)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/sogan-yetistiriciligi-allium-cepa-l.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/sogan-yetistiriciligi-allium-cepa-l.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 17:47:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sebze Yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[allium cepa l.]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[soğan yetiştiriciliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=686</guid>
		<description><![CDATA[Soğan; Soğanı ve sürgünü yenen sebzeler arasında yer alır. İçerdiği vitaminler yanında mineral maddeler ve diğer besleyici maddelerle zenginliği, Özellikle bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği soğanın tüketimini her geçen gün arttırmakta bu da üretime yansımaktadır. Ülkemizin hemen her tarafında yetişmektedir. Dünya üzerinde de çok önemli bir yere sahiptir. Morfolojik Özellikleri ve Çeşitleri Morfolojik özellikler bakımından soğanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soğan; Soğanı ve sürgünü yenen sebzeler arasında yer alır. İçerdiği vitaminler yanında mineral maddeler ve diğer besleyici maddelerle zenginliği, Özellikle bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği soğanın tüketimini her geçen gün arttırmakta bu da üretime yansımaktadır. Ülkemizin hemen her tarafında yetişmektedir. Dünya üzerinde de çok önemli bir yere sahiptir.</strong></p>
<h4>Morfolojik Özellikleri ve Çeşitleri</h4>
<p>Morfolojik özellikler bakımından soğanın kökleri, gövdeden tek tek çıkar. Kökleri 20-25 cm kadar toprağın derinine inebilir.Kökleri yanlara fazla yayılmaz.besin maddeleri burada toplanır. Gövdesi köklerin çıktığı nokta ile etli yapraklar arasında kalan kısımdır. 6-12 mm genişliğindedir. Yapraklar, önce dış yapraklar sonra iç içe yapraklar açılır.En genç yaprak en içteki yapraktır. Soğan çeşitleri olarak, Doam, Eclipse(küçük soğan), Dehydrator(beyaz soğan), deco(taze soğan), kahverengi soğanlar, kırmızı soğanlar olarak sıralanabilir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/beyazsogan.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Tohum ve Çimlenme Özellikleri</h4>
<p>Tohumun üzeri siyah-sert parlak bir kabukla örtülüdür. Tohum üç köşeli bir yapıya sahiptir. 1000 tane ağırlığı 2.7-4.0 gr dır. Çimlenme güçlerini 2-3 yıl muhafaza ederler. 20 C’de 14 günde çimlenme gerçekleşir. Tohumluk üretiminde yetiştirilecek çeşidin standart ya da F1 hibrid çeşidi olmasına göre değişir. Bitkideki Çiçek demeti sapı üzerindeki çiçekler kurutulduktan sonra içinden tohumlar çıkar.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/sogan2.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>İklim İsteği</h4>
<p>İklim isteği yönünden hassas ve seçicidir. Gün uzunluğu ve sıcaklık, soğan yetiştirmeyi sınırlayan iki önemli unsurdur. Bitkinin erken gelişme devresinde serin havaya ihtiyaç vardır. Fakat baş bağlama ve başın büyümesi için sıcaklığın fazla olması gerekir. Erken gelişme devresinde ortalama sıcaklık 13 ºC olmalıdır. Baş bağlamaya başladığı zaman sıcaklığı 21ºC ve başın olgunlaşması için de 24-27 ºC olması gerekir. Erken çeşitlerde gün uzunluğu 10-12 saat olunca baş bağlama başlar.</p>
<p>Çeşitlerin 13-15 saat gün uzunluğuna ihtiyaçları vardır. Erkenci çeşitler soğuk bölgelerde iyi ürün vermez.Çimlenme sonrası ani soğuklardan zarar görür. Ancak -8 C’ye kadar donmaz. En başarılı üretim, denizden kara iklimine geçiş bölgelerinde meydana gelir.</p>
<h4>Toprak İsteği</h4>
<p>Soğan, besin değerli yeterli, hafif bünyeli topraklarda başlayarak tınlı ve nihayet pek ağır olmamak şartı ile hafif killi topraklarda da yetiştirilebilir. Soğan tarımına en uygun topraklar; gevşe yapıda, yeterli miktarda su tutabilen, kök sisteminin yayıldığı sahalar serin, humuslu ve kolayca işlenebilen verimli topraklardır.Ağır killi topraklarda yetiştirilmesi çok yanlış olur. Erken dönemde Pazar için yetiştirme yapılacaksa alüviyal karakterdeki topraklar tercih edilmelidir. Soğan, toprak PH’sına karşı çok hassastır. En uygun toprak PH’ı 6.5- 7.0 arasında olmalıdır.</p>
<h4>YETİŞTİRME TEKNİĞİ</h4>
<p>Ekim Nöbeti Soğan yetiştirilecek arazide eğer önceden baklagillerden birinin tarımı yapılmışsa, arazide soğandan gayet iyi sonuç alınır. Soğanın aynı yere arka arkaya kesinlikle ekilmemesi ve ancak en az üç yılda bir aynı yere soğan ekilmesi tavsiye edilebilir.Çeşit Çeşit ayrımında önemli rol oynayan şekil faktörü bakımından dünya pazarlarında en fazla arananlar yuvarlak ve yuvarlağa yakın şekilli olanlardır. Tohumluk, yetiştirme tekniği ve bakım şartları elverişli olduğu taktirde çeşitlerin soğan iriliğine göre dekardan 750-3000kg arasında ürün alınabilir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/sogantip1.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Toprak Hazırlığı</h4>
<p>Ekimden veya dikimden bir ay önce toprak durumuna göre 1-2 defa pullukla ve tam tavında iken sürülmelidir. Keseklerin ufalanması ve toprak yüzünde bulunan çeşitli bitki artıklarının temizlenmesi amacıyla tırmıklama yapılır ve böylece arazi tesviyesi de yapılmış olur. Soğan yumru bitki olduğundan ve toprak altında geliştiğinden toprağı bastıran ve sıkıştıran merdane, freze gibi aletlerle arazi sürülmemeli, arazi gevşek ve süngerimsi bir hale getirilerek ekim ve dikime hazır hale getirilmelidir.Ekim Soğan elde etmek için genellikle iki ekim veya dikim yöntemi uygulanır.</p>
<p>a) Tohumun doğrudan doğruya tarlaya ekilmek suretiyle baş soğan yetiştirilmesi, Tohumdan baş soğan elde etmek için 30′ar cm ara ile açılan çizgilere soğan tohumları mibzerle ekilir. Seyreltme yapılacağı düşünülerek bolca tohum atılır. Tohumlar çimlenip fideler toprak yüzünde yetişmeye başladığı ilk 15 gün içinde yabancı otları temizlemek ve toprağı kabartmak amacı ile birinci çapa, bundan 3-4 hafta sonra da ikinci çapa yapılır ve ikinci çapa ile birlikte sıra üzerinde bitkiler arasında çeşidin iriliğine göre 6-10 cm mesafe bırakılacak şekilde seyreltme yapılır. Dekara ortalama olarak 2 kg tohum atılmalıdır. Tohum ekim zamanı, çeşidin erkencilik yeteneğine ve bölgenin ekolojik şartlarına göre tespit edilir. Bununla birlikte genellikle tohumlar şubat ve mart aylarında ekilmekte ve mevcut şartlara göre temmuz ve eylül ayları arasında hasat olgunluğuna varmaktadır.</p>
<p>b) Önce tohumlardan arpacık denilen küçük soğanların elde edilerek suretiyle baş soğan yetiştirilmesi. Çeşit, toprak ve bakım şartlarının uygunluğu oranında dekardan 500-1500 kg arasında arpacık elde edilir. Baş soğan elde etmede kullanılan arpacıklar erkek ve dişi olarak iki guruba ayrılır. Erkek arpacıklar genellikle taze yeşil soğan üretiminde kullanılır. Yuvarlakça şekilli olanlar ise büyük bir çoğunlukla dişi arpacık olarak kabul edilir. Dişi arpacıklar baş soğan yetiştirilmesinde kullanılır. Toprak analizi ve ekim nöbeti planına göre uygun olarak gübrelenmiş ve birkaç defa sürüldükten sonra tesviye edilerek hazırlanmış yerlere arpacıklar aşağıdaki şu usulle dikilir. Toprak üzerinde çift sıralı dikim için 30-40 cm genişliğinde ve zeminden 10-15 cm yükseklikte masuralar hazırlanır. Arpacıklar masuraların boyun noktalarına sıra üzeri 10 cm mesafeden dikilir. Zeminden 10-15 cm yükseklikte 1.20 m genişlik ve 10-15 m uzunluğunda hazırlanan ve tahta denilen genişlik masuralar üzerinde 25-30 cm ara ile 3-4 cm derinlikte açılan çizilere sıra üzerinde 10 cm mesafe ile dikilir. Eğer arazi yağmurlama sulama sistemiyle sulanacaksa, masura veya tahta için masraf ve emeğe girişmeden tesviye edilmiş toprak üzerine 30-40 cm ara ile açılan 3-4 cm derinlikteki çiziler üzerinde 10 cm ara ile elle veya özel mibzerler ile arpacıklar dikilir. Her üç dikim tarzında sonra ekilen arpacıkların iriliği ve bitkiler arasında bırakılacak aralık ve mesafeler dikkate alınarak dekara 30-40 kg arasında arpacık hesap edilir. Normalden iri arpacıkların kullanılması durumunda ise bu miktar dekara 45-60 kg’a kadar çıkmaktadır. Arpacık soğanı yetiştirmek için genellikle 1.20-1.5 m. genişliğinde ve 3-5 m. uzunluğunda, zeminden 15-20 cm yükseklikte, tahta adı verilen geniş masuralar hazırlanır. Tohumlar metrekareye 5 gram hesabı ile tahtalar üzerine sıra vari veya serpme suretiyle ekilir.</p>
<p>Ekim,iklim ve toprak şartları ve yılın gidişine göre Şubat-Nisan ayları arasında yapılır. Ekimden sonra tohumların üzerine ince bir tabaka halinde “harç” örtülür veya bir tırmık vasıtasıyla tohumlar toprak içerisine aktarılarak hafifçe bastırılır. Sonra süzgeçli kovalarla yeteri kadar sulanır. Tohumlar 10-15 gün içerisinde çimlenerek toprak yüzeyine çıkarlar.Uygun koşullarda, ekimden 5-6 ay sonra arpacıklar olgunlaşır.</p>
<p>c)Fide ile üretim yapılarak baş soğan yetiştirilmesi; Çay soğanı, Lakerda soğanı ve Göçmen soğanı bu şekilde üretilir. Aynen arpacık yetiştirilmesinde olduğu gibi m2’ye 15 gr kadar tohum serpme olarak ilkbaharda tavalara ekilir.Ot alma ve soğan sineğine karşı bu surette savaşılır. Fideler 0.5-0.7 cm kalınlık kazanınca esas yerlerine dikilmek üzere bir gün evvelden sulanarak dikim yapılacağı gün kökleriyle alınır ve toprağa dikilir. Tepe soğanı üretimi ve Taze yeşil soğanı üretimi olarak iki türde fide üretimi şekli yapılır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/tazesogan1.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Gübreleme</h4>
<p>Şubat ayının sonunda toprak kaz ayakları ile 15 cm derinlikte işlenmeden önce dekara 8-10 kg N, 10-12 kg P2O5 ve 12-14 kg K2O gelecek şekilde gübrelenir. Soğan yetiştirilecek arazi humus ve organik maddece fakir ise ; dekara 3-4 ton arasında bir önceki sonbahara veya ilkbahar başlarında uygulanmalıdır. Ayrıca siltli, tınlı ve killi tınlı topraklarda önce ahır gübresi vermek şartıyla tamamlayıcı gübre olarak da dekara saf olarak 6-7 kg azot ile 6-7 kg fosfor verilmelidir. Ahır gübresi verilmediği durumlarda bu miktarlar azot ve fosfor için 9-10 kg olmalıdır. Sulama Topraklarda soğanların kolayca sulanması için 80 cm ara ile karık açılır. Kırk sırtlarında 40 cm genişlikte düz bir alan oluşturur. Soğanlar yüzeysel köklü bir bitkidir. Köklerin çoğu toprağın 40-50 cm derinliğinde bulunur.</p>
<p>Soğanlar devamlı rutubetli bir toprakta yetiştiriliyorsa, bu gibi durumlarda fazla sulama zararlı olur. Ayrıca uzun süre dayanıklılıklarını korumaları zorlaşır. Soğan en çok, baş bağlamadan olgunlaşmaya kadar geçen sürede suya ihtiyaç duyar. Bu kritik devrede soğanlar, tam olgunluğa varıncaya kadar haftada bir kez sulanmalıdır. İki sulama arasındaki süre; toprak bünye ve iklim şartlarına bağlı olarak az çok hafif değişiklikler gösterebilir. Olgunluk devresinde sulama kesilir ve mümkün olduğunca . toprağın çabuk kuruması sağlanmalıdır. Soğanlar masura sisteminde yetiştiriliyorsa karık usulü, eğer düzde yetiştirme yapılıyorsa o taktirde yağmurlama usulü sulama yapılır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/sogan3.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Hastalık ve Zararlılara Karşı Mücadele</h4>
<p>Soğan üretiminde genel olarak hastalıklar Soğan Mildiyösü (Perenospora destructor)ve soğan sürmesi ( Urocystis capulae) olarak bilinir.Soğan Mildiyösü, fide döneminde bitkiyi çökertmeye neden olurken, soğan sürmesi, ise tohum ve bitkide ortaya çıkabilir. İlaçla tedavileri gecikmeden yapılmalıdır.Aksi takdirde bitki hemen ölür.Bakım Toprak tavında iken dikilmiş arpacıklar bir hafta içinde sürmeye başlayarak toprak yüzüne çıkarlar. Dikimden itibaren 1.5-2 ay sonra toprak üstü kısımları 10-15 cm boylanınca ot alma ve toprağı kabartma amacı ile birinci çapa yapılır. Bu arada özellikle tohum ile yetiştirmede; sıra üzerine tohumlar başlarının rahatlıkla gelişebileceği uygun mesafelerden, daha sık ekilmişse, fideler arasında çeşidin iriliğine göre 8-10 cm kadar mesafe bırakılacak şekilde seyreltme yapılmalıdır. Bitkilerin gelişme durumuna göre, birinci çapadan 2-4 hafta sonra da ikinci çapa yapılmalıdır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/soganhasat.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Hasat, Harman ve Depolanması</h4>
<p>Ülkemizde soğan hasadı genellikle başları teker teker elle tutulup çekmek suretiyle veya zedelemeden çapa ile yapılmalıdır. El, çapa veya hasat makineleri ile olsun topraktan çıkarılan soğanlar,havanın yağışsız olması koşuluyla başların istenilen kıvamda kurumasını sağlamak amacıyla 4-5 gün süreyle tarlada serili olarak bırakmak gerekir. Daha sonra daneler halinde saklanacak veya piyasaya çıkarılacak soğanlar için keskin bir çakı ile saplar kesilir. Saplar baştan 1-2 cm kadar uzaklıktan kesilmelidir. Sonra soğanlar çuvallara doldurulur ve muhafaza edilecek olanlar ambara nakledilir. Soğanlar 4 şekilde muhafaza edilebilir;</p>
<p>• Hevenkler halinde asarak muhafaza</p>
<p>• Lodalar ( kat kat saman arası soğan)</p>
<p>• Basit depolar halinde muhafaza</p>
<p>• Atmosfer kontrollü depolarda muhafaza</p>
<p>Hemen piyasaya çıkarılacak çeşitlerden ziyade uzunca süre muhafaza edilecek kışlık soğanların muhafazasında sıcaklık, nisbi rutubet ve havalandırma faktörlerinin uygun nisbetlerde bulunması gerekir. Ayrıca yığın halinde yapılacak muhafazalarda pek yüksek yığınlar halinde bırakılmaması gerekir. Yapılan denemelere göre en fazla 1 metre kadar yükseklikte yapılacak yığınlarda, ara sıra tahta küreklerle başları zedelenmeden aktarma yapmak suretiyle soğanlar uzun süre rahatlıkla korunabilmektedir. Soğan muhafazasında ikinci bir sistemde bir kısım yabancı ülkelerle ülkemizde tatbik edilen dizi veya saç örgüsü sistemidir. Bu sistem de hasattan sonra soğanların sapları kesilmeden başlar saç örgüsü şeklinde birbirine saldırılarak muntazam diziler yapılır.</p>
<p>Arpacıkların hasada geldikleri, yapraklarının sararmasından kolayca anlaşılır. Bu hale gelmişi arpacıklar uçları küt çepin veya bahçıvanlar arasında tırtıl denilen kısa saplı özel çapalarla topraktan çıkarılır. Topraktan çıkarılan arpacıklar havanın yağışsız olması koşulu ile 2-3 gün süre ile güneşlenmek üzere toprak yüzünde serili olarak bırakılır. Bundan sonra başa fazla yakın olmamak koşuluyla yaklaşık 1-2 cm üzerinde sapları kesilerek çuval veya torbalara konur ve ambarlarda dikim zamanına kadar muhafaza edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/sogan-yetistiriciligi-allium-cepa-l.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marul ve Salatalar (Lactuva sativa)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/marul-ve-salatalar-lactuva-sativa.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/marul-ve-salatalar-lactuva-sativa.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 17:39:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sebze Yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[lactuva sativa]]></category>
		<category><![CDATA[marul ve salatalar]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yetiştiriciliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=683</guid>
		<description><![CDATA[Salata ve marullar bütün yıl boyunca açık ve örtü altı koşullarında yetiştirilebilen salata ve taze yeşillik olarak tüketilir. Marul yapraklarının %95 oranında su içermektedir. Besin değerlerinin diğer sebzelere oranla besin değerleri daha düşüktür. Ülkemizin tüm ev bahçelerinde yetiştirilebilir. Tohum ve Çimlenme özellikleri Marul tohumları 3-6 mm uzunluğunda 0.8-1.0 mm genişliğinde ve 0.3-0.6 mm kalınlığındadır. Tohum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Salata ve marullar bütün yıl boyunca açık ve örtü altı koşullarında yetiştirilebilen salata ve taze yeşillik olarak tüketilir. Marul yapraklarının %95 oranında su içermektedir. Besin değerlerinin diğer sebzelere oranla besin değerleri daha düşüktür. Ülkemizin tüm ev bahçelerinde yetiştirilebilir.</strong></p>
<h4>Tohum ve Çimlenme özellikleri</h4>
<p>Marul tohumları 3-6 mm uzunluğunda 0.8-1.0 mm genişliğinde ve 0.3-0.6 mm kalınlığındadır. Tohum rengi kirli-beyaz, sarı, krem gibi renklerde olabilir. Optimum koşullarda 20 C’de 4-7 günde çimlenirler, çimlenme için vernalizasyon(soğuklama) ihtiyacı vardır. Salata ve marulların çimlenmesinde ışığında büyük etkisi vardır. Işık şiddeti azaldıkça çimlenme oranı da azalır.</p>
<p>Çiçeklenme ve tohum aynı anda oluşmadığı için çiçeklenmeyi takiben 3-4 hafta sonra tohumlar olgun hale gelir. Hasat edilen bölgelere göre bir yerde 2-3 hafta bekletilerek tohumların iyice olgunlaşması gerekmektedir. Bir dekar alandan yaklaşık 50-75 kg tohum elde edilir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/marul%20tohumu.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>İklim İstekleri</h4>
<p>Marul ve salataların sıcak bölgelerde yetiştirilmesi zordur. İklimin en önemli faktörleri sıcaklık ve gün uzunluğudur.Sonbahar, kış ve erken ilkbaharda yetiştirilen çeşitler 17-18 saate ulaşınca generatif (meyve ve tohum verme) faza geçerler. Bu çeşitler 11-14 saat-gün uzunluğunda devamlı vejetatif( gelişme dönemi) fazdadır. Tohumları 5-25 C’de kolayca çimlenir. Optimum çimlenme sıcaklığının 15 C olası gerekir.</p>
<p>Diğer taraftan yeni dikilmiş 3-5 yapraklı fideleri düşük sıcaklıklara daha fazla dayanıklı iken, hasat olgunluğuna kadar bu dayanıklılık azalır ve baş oluşturmuş marul ve salatalarda büyük zararlar görülür. Düşük sıcaklıklarda homojen çıkış elde edilemezken; nötr çeşitlerin dışında, 25-30° C gibi yüksek sıcaklık derecelerinde hiç çimlenme elde edilemez.</p>
<h4>Toprak istekleri</h4>
<p>Marul pek çok toprak tipinde yetişebildiği halde, en kaliteli ürün: organik maddesi fazla, nem tutma kapasitesi yüksek ve drenajı iyi, derin tınlı topraklardan alınır.Gübreleme Çiftlik gübresi toprağın fiziksel yapısını düzeltmek için kullanılan değerli bir maddedir. Bu gübrenin tuz ihtiva etmemesine, yanmış olmasına dikkat edilmelidir. Dekara 2-5 ton kullanılabilir.</p>
<p>Toprak PH’sı 6,5-7,5 arasında olabilir. Düşük PH’lı topraklarda kireçleme yapılmalıdır. Zira bu tıp topraklarda kaliteli ürün alınamaz ve magnezyum noksanlığı görülür. Magnezyum eksikliğinin tipik belirtisi yaşlı yapraklarda sarı noktalardır. Azot noksanlığında ise büyüme yavaşlar, renk bozulur. Aşın azot gübrelemesi yapraklarda yanıklıklara ve hasattan sonra ürünün çabuk solmasına neden olur. Fosfor noksanlığı, demir ve kalsiyumca zengin topraklarda sıkça görülür. Sonuçta, başlar gevşek ve küçük kalır. Saf madde olarak: 8 Kg/da azot, 6 Kg/da fosfor ve 6 Kg/da potasyum tavsiyesi, toprak analizleriyle birlikte dikkate alınmalıdır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/kucukkivircik.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Ekim ve Dikim</h4>
<p>Marul ve salataların üretimi 2 şekilde yapılır;Doğrudan tohum ile üretim; Tohum ekim zamanı yetiştiricilik yapılmak istenen zamana göre ayarlanabilir. Geç sonbahar ve kış yetiştiriciliği için tarlaya dikim yapılmak istenen zamandan yaklaşık 45 gün önce; yaz ekimlerinde ise 20 gün önce soğuk yastıklara tohum ekimi yapılmalıdır.</p>
<p>Fide ile üretim; Fide üretimi mevsime göre tava veya tahtaya yapılmaktadır.Yaz aylarında tavaya dikim yapılır. Tavalar 120 cm genişliğinde olmalı, toprak iyice inceltilmesi ve bol organik gübre ile gübrelenmesi gerekir. İlkbahar döneminde fide üretimi yapılacak ise tohumlar Ocak-şubat aylarında açık koşullarda hazırlanan tahtalara yada plastik tünel altına veya seraya ekilerek fide üretimi yapılabilir. Topraklı veya topraksız fideler esas yerlerine dikilmeden önce toprak derince sürülür. Birkaç gün havalanmaya bırakılır. Toprak Disk-harrow ve tırmık ile düzeltilir. Dikim, fideler 4 yapraklı olunca, çeşidin büyüklüğüne bağlı olarak 30-40 cm sıra arası, 20-30 cm sıra üzen mesafe ile masuralar yapılır.Tahtalar üzerinde yapılan 3-4 sıralı yapılan üretimler de yapılabilmektedir. Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/marul%20cicegi.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Sulama</h4>
<p>Marul, büyüme periyodu boyunca aynı miktarda toprak nemini, yetiştiği ortamda bulmak ister. Tarlaya dikimden sonra eğer yağış mevsimi değilse, en geç 12 gün içersinde sulama yapılmalıdır. Baş bağlama devresinin başından hasat sonuna kadar sulama aralıkları 8 günden daha uzun olmamalıdır. İlkbahar aylarında fazla sulamaya ihtiyaç yoktur. Çok sıcak havalarda sulama, mutlaka sabah erken saatlerde yapılmalıdır. Aksi halde fizyolojik hastalıklara yakalanma olasılığı artar.</p>
<p>Çapalama Bitkiler en az 3-4 yapraklı olunca ilk çapalama işlemi yapılır.Bu sayede yabancı ot ve toprak havalandırma işlemleri gerçekleşmiş olur. Bitkiler 8-10 yapraklı olduğunda derin olarak ikinci çapalama yapılır.Bunun nedeni sıra aralarının çok çabuk kapanmasıdır. Genellikle çapalar elle yapılır.</p>
<h4>Hastalık ve Zararlılara Karşı Mücadelesi</h4>
<p>Hastalıkların başında mildiyö, beyaz küf, Bakteriyel çürüklük ve değişik virüs hastalıkları gelir. Mildiyö, yapraklarda köşeli, sarı ve açık yeşil lekeler meydana getirir. Beyaz küf, özellikle sık dikimlerde ortaya çıkar. Bitkinin üst yapraklarında beyaz paslı lekeler seklinde oluşur. Bakteriyel hastalıklarda çürüklükler, yapraklarda incelmeler ve kahverengi lekeler oluşturur. Virüs hastalıkların karşı çok dikkatli olunmalıdır! Temiz tohum kullanılması önerilir. Mücadelesi zordur. Kurtlar, nematodlar, beyaz sinekler ve yaprak bitlerini oluşturur. Hepsinde zamanında müdahale ve ilaçlama yapılmalıdır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/kivircik1.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Hasat</h4>
<p>Marul genelde elle hasat edilir. Hasat edilecek ürünü belirlemek tamamen deneyim işidir. Yetiştiricilik ürünün iklim isteklerine tamamen uygun şartlarda ve doğru ekim zamanında yapılıyorsa, çeşidin tipik özelliklerini sergilemesi beklenebilir. Bunlar: en, boy, göbek yapıp yapmadığı vs gibi özelliklerdir. Sıcak havalarda hasat edilen ürün çabuk solar, kalitesi düşük olur. Bu nedenle hasadın günün erken saatlerinde yapılması uygun olur.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/iceberg1.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Çeşitler</h4>
<p>Marul, form zenginliği en fazla olan sebzelerden biridir. Mevcut marul çeşitlerini pratik açıdan dört ana gruba ayırmak olasıdır:</p>
<p>1. Kıvırcık yapraklı salataları( baş oluşturan ve baş oluşturmayan salatalar)</p>
<p>2. Yağlık salatalar(iceberg)</p>
<p>3. Marullar(Yedikule ve Karamarul)</p>
<p>4. Yaprak salatalarVerim Ülkemiz koşullarında bir dekardan yaklaşık olarak 7000-8000 adet salata ve marul elde edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/marul-ve-salatalar-lactuva-sativa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biber Yetiştiriciliği (Capsicum annum L.)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/biber-yetistiriciligi-capsicum-annum-l.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/biber-yetistiriciligi-capsicum-annum-l.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 16:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahce</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sebze Yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[biber yetiştiriciliği]]></category>
		<category><![CDATA[capsicum annum l.]]></category>
		<category><![CDATA[sebze yetiştiriciliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/?p=678</guid>
		<description><![CDATA[Biber Amerika’dan Dünya’ya yayılmış bir bitkidir. Biber mutfakların en vazgeçilmez sebzelerinden biri olup, taze ve salça halinde yemeklere renk ve tat verir, salata, turşu ve toz halinde bol miktarda değerlendirilir. Yeşil biber C vitamini yönünden oldukça zengindir. İçeriğinde bulunan capsicin maddesinin oranına göre meydana gelen acılık iştahı arttırıcı vasfı ile birlikte sindirim sistemine bir çeşit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biber Amerika’dan Dünya’ya yayılmış bir bitkidir. Biber mutfakların en vazgeçilmez sebzelerinden biri olup, taze ve salça halinde yemeklere renk ve tat verir, salata, turşu ve toz halinde bol miktarda değerlendirilir. Yeşil biber C vitamini yönünden oldukça zengindir. İçeriğinde bulunan capsicin maddesinin oranına göre meydana gelen acılık iştahı arttırıcı vasfı ile birlikte sindirim sistemine bir çeşit dezenfekte edici madde olarak etki eder.</p>
<p>Biber kendi halinde bırakıldığı zaman, iklim şartlarında don meydana gelmiyorsa çok yıllık bir bitki gibi gözükebilir. Ancak kış şartlarında ve don olaylarında hemen ölür. Biber tek yıllık bir bitkidir. Kazık köklü bir bitkidir. Ayrıca 5-10 adet yan kökleri ile saçak kökleri mevcuttur. Çiçek yaprak koltuklarında veya dal koltuklarında tek veya salkım halinde bulunur. Dişi organ 2-5 karpellidir. Çiçekler açılmadan önce döllenme olgunluğuna girer. %3-25 arasında yabancı döllenme olabilir. Ancak dişi ve erkek organ aynı anda olgunlaştığı sürece kendine döllenir.</p>
<h4>Tohum ve Çimlenme Özellikleri</h4>
<p>Tohumlar oval şekillidir. Renkleri açık sarı, kahve sarıdır. Tohumun temizliği %95, kullanılma değeri %60-65, çimlenme kabiliyeti %65 tir. 1lt tohum 500gr, 1000 tohum ağırlığı 5-6 gr’dır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/bibertohum.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>Tohumlar karanlıkta çimlenir. Çimlenme sıcaklığı optimum 25-30 C dir. Minimum çimlenme sıcaklığı 8-10 C dir.</p>
<h4>Çeşitler</h4>
<p>Çarliston Biberler: Uzun biberler daha iri, daha kalın duvarlı ve etli olduklarından ayrı bir grup teşkil etmektedirler. Sarı ve yeşil renkli çeşitleri olduğu gibi lezzetleri de acı veya tatlı olmaktadır.</p>
<p>Uzun Sivri Biberler:Bu grupta uzun, narin yapılı, genelde orta koyulukta yeşil renkli, ince duvarlı, genelde tatlı bazen acı biberlerle, daha koyu yeşil, daha kalın duvarlı, oldukça sert dokulu, daha kısa boylu, acı ve tatlı çeşitleri içeren uzun koyu yeşil biberler yer almaktadır. a) Acı sivri uçlu yeşil biberler b) Acı küt uçlu sivri biberler c) Acı toz biberler d) Tatlı çarliston biberler e) Tatlı yeşil konik biberler f) İnce uzun yeşil biberler g) ince uzun yeşil biberler</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/sivribiber.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>İri kırmızı Biberler: Uzun, kırmızı renkli biberlerin bulunduğu gruptur. Özellikle acı olanlar daha ziyade kırmızı toz biber üretiminde ve aynı zamanda pastırma yapımında geniş ölçüde kullanılır. Bu grupta yer alan daha tatlımsı çeşitler ise çoğunlukla biber salçası yapımında ve evlerde özel şekilde hazırlanan turşu yapımında kullanılır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/kirmizibiber.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>Dolmalık Biberler:Yuvarlak iri biberler grubunu teşkil eden bu biberler, renk, irilik ve duvar kalınlıkları oldukça değişiklik gösterir. a) Sarı dolmalık b) Yeşil dolmalık c) Koyu yeşil dolmalık</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/saribiber.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/bibertip.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>Konik Biberler:Yeşil veya sarı renkli, kalın duvarlı, çoğunlukla tatlı bazen acı olan bu biberler tamamen kızardıklarında daha ziyade biber salçası ve kırmızı toz biber yapımında kullanılır. Domates Biberleri:Kırmızı renkli, dolgun etli ve tatlı lezzetli olan bu biberler ülkemizde salça üretiminde kullanıldığı gibi içi doldurularak turşu halinde değerlendirilmektedir.</p>
<h4>İklim İsteği</h4>
<p>Biber ılık ve sıcak mevsim meyvesidir. Soğuklara karşı çok hassastır. Optimum sıcaklık isteği 20-25 C ‘dir. Bitkiler 5 C’ye kadar hayat fonksiyonlarını sürdürür.Yetiştirme devrelerinde sıcaklık sıfırın altında 2-3 dereceye düştüğünde tamamen ölür. Bu nedenle yastıklarda yetiştirilen fidelerin açıktaki yerlerine dikimi ilkbaharda don tehlikesi tamamen kalktıktan ve toprak ile hava sıcaklık şartları uygun bir hal alınca yapılmalıdır. Hava nem’in %60-65 civarında olması, toprakta devamlı %65-70 nem bulunması gerekir.</p>
<h4>Toprak İsteği</h4>
<p>Biberler iyi bir gelişme ve yüksek verim için derin, geçirgen, su tutma kabiliyeti yerinde, besin ve organik maddece zengin bahçe toprağı denilen tınlı toprakları tercih ederler. Erken verim almak için yapılan yetiştirmelerde takviye edilmiş özellikle kumlu-tınlı topraklar üzerinde iyi gelişim ve verim verir.. Buna karşın geç olmakla beraber bol ürün almak istenirse kumlu-killi topraklar tercih edilmelidir. Biberler pH 6.0-6.5 olan topraklarda en iyi sonuç görülmektedir.</p>
<p>Toprak Hazırlığı Sonbaharda pullukla derin sürüm yapılır. İlkbaharda ise diskaro çekildikten sonra hafif bir tapan çekilir.Ekim ve Dikim Genellikle biber tohumu ile direkt toprağa ekim yerine yastıklarda fide yetiştiriciliği yapılıp toprağa dikilir. Çünkü tohum ile ekim, fide üretimi yapılarak dikimden daha çok zaman almaktadır. Fide üretiminde saksıların çapı 7-10 cm olmalıdır. Her saksıya 2-3 tohum atılır. Bitkiler toprak yüzüne çıkıp1-2 yapraklı olduğu zaman bir fide bırakılır diğerleri imha edilir.</p>
<p>Tohumlar, sıcak yastıklara ekilir ve yastıklar içerisinde çimlendirilir, fideler 3-4 yapraklı olduktan sonra tüplere şaşırtılır ve Nisan ayının sonlarına doğru fideler esas dikim yerlerine dikilir. Biberler şaşırtmadan pek hoşlanmazlar. Bu yüzden dikkatli olunmalıdır. Saksılı dikimlerde saksının 2/3 toprak içinde konur. 1/3’ü saksı dışında kalır. Fide halindeki biberleri toprağa dikmeden önce 20-30 cm derinlikte toprağın iyice işlenmesi ve ufalanması gerekir. Tek ve çift sıra dikimi yapılır.Tek sıralı dikimlerde sıra arası 80 cm, sıra üzerinde 30 cm dir. Böylece dönüme 4200 adet bitki girer. Eğer çift sıralı dikim yapılacak ise masura genişliği 60 cm, iki masura arası 80 cm olmalıdır. Bu dikim şekili ile dönüme 5300 fide girer. Dikim esnasında fideler çapa ile açılan yeterli büyüklükteki çukura olduğu gibi yerleştirilir ve çukurun boş kısımları toprakla doldurularak hafifçe bastırılır. Açılan bu çukurlar sette üzerinde olmalıdır. Dikimden hemen sonra can suyu verilir.</p>
<p>Ekim Nöbeti Tarlada veya bahçede biber tarımının 3-4 senede bir aynı yere ekilmesi gerekir. Biber ekim nöbetine girebilecek bitkiler pamuk ve buğday ve buğdaygillerdir. En iyi ekim nöbeti; buğday+ikinci ürün+biber olarak belirlenmiştir.Hastalık ve Zararlılara Karşı Mücadelesi Biber tarımı yapılan alanlarda son yıllarda görülen “phytophtotra capcici” mantarına karşı önlem olarak her yıl aynı alana biber dikilmelidir. Salma sulamalarda ve fazla sulamalarda kök boğazı çürüklükleri ve hastalıkları meydana gelir. Ayrıca meyve, yaprak, çiçek, tohum hastalıkları, küf hastalıkları ve virüs hastalıklarına karşı her türlü soruna karşı zamanında müdahale ve ilaçlama yapılmalıdır.</p>
<h4>Gübreleme</h4>
<p>Biber yetiştirilecek toprağa toprak hazırlığı sırasında 3-5 ton/da yanmış ahır gübresi verilir. Dikimle birlikte fosforlu gübrenin tamamı, azotlu gübrenin yarısı uygulanır. Azotlu gübrenin diğer yarısı ise ilk sulamadan önce verilmelidir. Azotlu gübre 15 kg/da N, fosforlu gübre 5-10 kg/da P2O5, potasyum 15-20kg/da, magnezyum 3-5 kg saf olarak verilmelidir. Gübrenin kumlu hafif yapıda olması gübre ihtivasını arttırır.Sulama Biber sudan hoşlanan bir bitkidir. Biber sulamasına dikimden 10-15 gün sonra başlanmalı, ilk meyve görülünceye kadar sulamalardan kaçınılmalıdır. İlk meyve görüldükten sonra birer haftalık aralıklarla sulamalara devam edilmeli ve Eylül ayı sonu Ekim ayı başında sulamalara son verilmelidir.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/bibercicegi.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Sulama</h4>
<p>Biber yetiştiriciliğinde sulamaya çok dikkat edilmelidir. Sulama anında suyu karık sırtlarına ve kök boğazına yükseltmemek gerekir. Aksi taktirde kök boğazı hastalıkları ortaya çıkar.Bakım Bitkilerin dikiminden 10-15 gün sonra bir boğaz çapası yapılır.Genellikle dikimden bir hafta sonra ot alma ve sıralar arasındaki toprağı gevşetmek amacıyla birinci çapa yapılmalı, Mayıs ayının ilk haftasından sonra tekrar boğaz doldurma ile birlikte 2. çapa ve Haziran ayında da bir defa olmak üzere toplam 3 çapa yapılmalıdır.</p>
<p><img src="http://www.bahcenet.com/imma/up/kucukbiber.jpg" alt="" border="0" /></p>
<h4>Hasat ve Muhafaza</h4>
<p>Biberler taze olarak tüketilecekse hasat yeşil olgunluğa göre yapılır. Bu bakımdan hasat bir dönemde 5-8 kez yapılır. Hasat elle yapılır. Hasat sabah veya öğleden sonra yapılır. Sanayi için kullanılacak olan salçalık ve toz biberlerce hasat kırmızı olgunluk devresinde tek seferde hasat edilir.</p>
<p>Haziran sonu-Temmuz ayı başlarında hasada başlanıp, genelde Ekim ayı ortalarında hasat son bulur. Hasat işlemi genelde haftada bir yapılır. Biberler kendi halinde 5-20 gün kalabilir. Bu arada %10 su kaybeder. Muhafaza ve depolama için 1-2 C sıcaklık koşullarında %85-90 nemde tutmalıdır. Bu durumda saklama süresi 6-8 haftaya çıkar.</p>
<h4>Verim ve Maliyet</h4>
<p>Makine işgücü 1.61 sa/da, insan işgücü 178.37 sa/da olarak belirlenmiştir. Normal şartlarda kök başına sivri biberlerde 15-60 adet, dolma biberlerde 10-30 adet biber verir.Bu durumda tarlada 2-5 ton arasında bir üründe bir üründen söz etmek mümkündür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/biber-yetistiriciligi-capsicum-annum-l.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

