<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Bahçe Bitkileri Bahce Peyzaj Organik Tarım Ziraat</title>
	<atom:link href="http://www.bahcenet.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bahcenet.com</link>
	<description>En Kapsamlı Bahçe Bitkileri Portalı</description>
	<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 16:36:58 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>BahceNet.com Yenileniyor</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/bahcenetcom-yenileniyor.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/bahcenetcom-yenileniyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 16:36:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bahcenet.com/bahcenetcom-yenileniyor.html</guid>
		<description><![CDATA[BahceNet.com 2005 yılından beri sizlere hizmet vermekte artık günümüz interneti ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BahceNet.com</strong> 2005 yılından beri sizlere hizmet vermekte artık günümüz interneti kullanım amacı değişti. Bizde değişimlere karşı yenilenmeyi sürdürüyoruz. Son 1 sene içerisinde sitemizle ilgilenemedik. Ama şu günlerde bir şeyler değişiyor. Yeni hizmetlerle karşınızda olacak BahceNet.com. Öneri ve şikayetlerinizi lütfen yorum bölümüne yapınız.<br />
<strong>Not:</strong> Yazdığınız yorumlar değerlendirilmektedir. Yalnız şu an için yorumlara yoğunluğumuzdan dolayı cevap verememekteyiz ama yorumlarınızın hepsi tek tek değerlendirilmektedir. Ayrıca info(at)bahcenet.com mail adresimiz spamlar nedeniyle kapatılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/bahcenetcom-yenileniyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gül (Rosa L.)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/gul-rosa-l.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/gul-rosa-l.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Milattan 500 yıl önce Çinliler tarafından kültüre alınan güller, çiçeklerinin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up7/rosa1.jpg" border="0" align="left" /><font class="content" color="#000000">Milattan 500 yıl önce Çinliler tarafından kültüre alınan güller, çiçeklerinin kokusu ve güzelliği nedeniyle bahçıvanlar tarafından çiçeklerin kraliçesi olarak kabul edilmektedir. Gül; çok yıllık, çalı formunda, yarı odunsu,dikenli bir bitkidir.Mayıs-haziran ayları arasında, pembe, beyazımsı, sarı, kırmızı renkli çiçekler açan, güzel kokuludur.Gövdeleri silindir biçimli, yesilimsi, esmer renkli, çok dallı ve dallar sik dikenlidir. Dikenlerin uçları kıvrık ve genellikle kırmızı renktedir. Yapraklar saplı ve kulakçıklı 5-7 yaprakçıklıdır. Çiçekler dallarında tek tek veya kümeler halinde bulunur. Çanak yapraklari 5 parçalı, taç yapraklari ise çok parçalıdır. Deniz seviyesinden itibaren, 3500 m yükseklige kadar, kâfi derecede rutubetli ve geçirgen topraklarda yetisir.</font><br /><span id="more-245"></span><br /><font class="content" color="#000000"> </p>
<p>Dikildiği ilk yıldan itibaren çiçeklendiği için güzelliğini hemen gösterir. Bahçede grup veya tek olarak değerlendirilen çalı tipindeki güllerin yanı sıra; tırmanıcı, sarılıcı, yayılıcı güller pergola, çit, duvar kenarlarında, girişlerde, kapı ve pencere kenarlarında kullanılır. Son yıllarda ülkemizde de bulunabilen minyatür güller tüm yıl boyunca çiçeklenebildiklerinden, iç mekanda kullanılabildiği gibi, dış mekanda grup olarak ta dikilmektedir. Ağaç gülleri ise uzun bir gövde üzerine aşılanmış güllerdir, bahçelerde geniş alanlarda kullanılır. Bahçe düzenlemesinin en önemli bitkisel materyallerinden olan güller, farklı büyüklükteki saksı ve kaplar içinde özellikle balkonların süslemesinde de yer almaktadır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Sınıflandırılması</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Alem     :  Plantae Şube      : Magnoliophyta  Sınıf       : Magnoliopsida Takım    :  Rosales Familya  : Rosoideae Cins       : Rosa L. Tür        :  Rosa canina                 Rosa dumalis                 Rosa eglanteria                 Rosa gallica                  Rosa gigantea                  Rosa glauca                  Rosa laevigata                  Rosa multiflora                 Rosa persica                  Rosa roxburghii                  Rosa rugosa                  Rosa stellata                  Rosa virginiana        </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Çoğaltma Teknikleri</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">   Güller tohum,aşı,çelik ve daldırma yöntemiyle çoğaltılır.  </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Tohum ile üretim</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Tohumla üretim bir yandan yabani genç bitki elde edilmesinde ki bu aşılamada, anaç bitki olarak kullanılır. Diğer yandan da ticari amaçların dışında yeni varyetelerin araştırılmasında uygulanır. Bütün amatörler, bahçelerindeki güllerin olgunlaşmış tohumlarını toplayarak, tohum ekmekten hoşlanırlar. Fakat bu ekimlerle iyi kalite güllerin üretilmesi nadirdir. Tohumların hastalıksız, sağlam bitkilerden alınması doğrusudur. Temiz,saf,ağır dolgun ve çimlenme kabiliyetinin tam olması gerekir. Gül tohumları oldukça serttir. Ekildiği yıl çimlenmez. Çimlenmeyi kolaylaştırmak için sonbaharda toplanan ve temizlenen tohumlar katlamaya tabi tutulur. Tohumla ilk bahara kadar katlamada kalırlar hava ısınmaya başlayınca yavaş yavaş sulanmaya başlar. Çimlenen tohumlar kasalara veya tavalara 10 cm aralıklarla ekilir.eğer ekim çok sık yapılmışsa genç bitkilerin iyi gelişmesini sağlamak için seyreltme yapılmalıdır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Gül&#8217;de Tohum Üretimi Nasıl Yapılır?</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa2.jpg" border="0" width="225" height="197" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Erkek gül bitkisinden henüz yeni açılmaya başlamış ancak tozlarını yayacak şekilde tam açılmamış olan çiçeklerinden biri seçilir.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa3.jpg" border="0" width="225" height="174" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Taç yaprakları nazikçe çiçek tablasından tutularak kopartılır.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa4.jpg" border="0" width="288" height="263" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000"> Polenleri kullanmak üzere makas yardımıyla keserek </font><font class="content" color="#000000">bir kaba konur. </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa5.jpg" border="0" width="225" height="184" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Polenler tamamen erkek çiçekten ayrılır.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa6.jpg" border="0" width="225" height="175" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Tozlanmayı gerçekleştirebilmek için bir tane henüz tam açılmamış dişi çiçek seçilir.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa7.jpg" border="0" width="225" height="192" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Taç yaprakları nazikce kopartılır.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa8.jpg" border="0" width="225" height="168" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Dişi organlara zarar verilmemelidir.</font> </p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa9.jpg" border="0" width="225" height="202" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Kaba aldığımız polenler bir iki gün içerisinde dişi çiçek ile tozlandırılmalıdır.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa10.jpg" border="0" width="225" height="209" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000"> Yumuşak uçlu bir fırça ile polenlerin fırçaya yapışması sağlanır ve dişi organların üzerine sürtülerek tozlanma yapılır.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa11.jpg" border="0" width="225" height="206" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Tozlanma ve döllenme olduktan 2 ay sonra meyvesi oluşmaya başlar ve portakal büyüklüğüne ulaşır.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa12.jpg" border="0" width="225" height="227" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">3 ay sonra ise rengi sararmaya başlar. Bu aşamada meyvenin içinde tohumlar oluşmaya başlar.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa13.jpg" border="0" width="225" height="169" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">4 ay sonra (yani bu yaz sonlarını kapsar) meyve oluşumu tam olarak gerçekleşmiştir ve meyve tam olarak portakal rengini almıştır.</font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa14.jpg" border="0" width="225" height="150" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">6 ay geçtikten sonra meyvenin içi açılarak oluşan tohumlar çıkarılır.  </font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosa15.jpg" border="0" width="250" height="211" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Gül tohumları temizlendikten sonra Şubat sonlarında soğuk yastıklara alınarak fide oluşumu sağlanır.
<p>Aşı ile üretim</p>
<p></font></p>
<p> Güllerde en fazla T göz aşısı kullanılır.Bu aşıda ; Anaç aşı bıçağıyla T şeklinde çizik açılır ve kabuk hafifçe kaldırılır. Kalemden aşı bıçağı ile göz (Yaprak sapı ile birlikte) çıkarılır. Çıkarılan göz anaçta bulunan T şeklindeki bölgeye yukarıdan aşağıya doğru itilerek yerleştirilir.Daha sonra aşı yeri düzgün bir şekilde aşı ile bağlanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/rosaasi.jpg" border="0" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Çelik ile üretim</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000"> Çelikleme yoluyla aşısız, toprak altı ve üstü kısımları çeliğin tür veya varyetelerinin özelliklerini taşıyan gerçek güller elde edilir. Ancak verim periyodu aşı ile üretilen bitkilere göre daha kısa olup ortalama 4 yıldır, 2-3 yıl sonra da toprak yorgunluğu ortaya çıkar. ayrıca , çeliklemeyle elde edilen güller diğerine göre daha az dayanıklı, daha zayıf ve hastalıklara duyarlı, çiçekleri de daha küçüktür. Çelikleme üretim ile, aşı ile üretime göre daha uzun sürede gelişmiş bitki elde edilir. Çelikleme üretim elverişli koşullarda tarlada yada seralarda yapılabilir. Çelik alınma zamanı ağustos sonundan marta kadar olan önemlidir. Çelikler çiçeksiz yıllık dalardan veya odunlaşmış sürgünden adi,dipçikli tarzlarda alınabilir. Erken dönemde alınan (haziran sonu) çelikleri (yarı odunsu) üzerinde yaprakların bırakılması, bitkinin kallus dokusu oluşturmasına ve yapraklarda doğal olarak üretilen hormonlar vasıtasıyla çeliğin kolay köklenmesi yardımcı olmaktadır. Yapraksız çeliklerde gövde uzaması erken, kök gelişmesi geç olur. Bununla beraber yapraksız, yani sonbahar sonu ya da kışın alınan sert-odun çelikleri köklenme yüzdeleri yapraklı, yani yeşil çeliklere göre daha yüksektir. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Daldırma ile üretim</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000"> İlkbahar ya da sonbaharda yapılır.Çelikle üretimi zor olan güller ve sarmaşık güllerinin üretiminde tercih edilen bir yöntemdir. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Yetiştirme Teknikleri</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000">  </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Toprak İsteği</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000"> Gül fazla seçici olmamakla beraber, en iyi bağ toprağı da denilen demiri bol hafif kırmızımsı,kumlu killi toprakta yetişir. Bakır toprakları sever. Fazla asitli,kireçli ve besin açısından zayıf topraklar gül yetiştirmek açısından uygun değildir. Bol gübre veya kompost kullanılarak böyle topraklarda da gül yetiştirmek mümkündür. Ağaç veya yüksek çalı bitkilerinin altlarına gül dikilmemelidir. Gölge olması bir yana, ağaç kökleri fidanların gelişmesine izin vermez.Daha önce gül yetişmiş topraklara veya eski gül fidanlarının yakınına yeni gül dikilmesi uygun değildir. Mecbur kalınırsa dikim çukuru biraz geniş ve derin açılır ve buradan çıkan toprak kullanılmaz. Bahçenin başka bir yerinden toprak getirilir. Eski toprak başka yerde rahatlıkla kullanılabilir.Ayrıca toprağın drenajlı olması gerekir. Su tutan yerlere gül dikilmez. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Eski güllerin Yerinin Değişmesi</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000">Bazen gölgede kaldığı için veya başka bir sebeple gül fidanının yerinin değiştirilmesi gerekir. Bitki 10 yaşında bile olsa bu mümkündür. Bu iş için en uygun zaman kasım-aralık aylarıdır. Böylece fidan bahar gelmeden yeni yerine alışma fırsatı bulur. Önce yeni çukur açılıp hazırlanır. Daha sonra sökülecek gülün dalları kısaltılır. Bitkinin etrafı köke zarar vermeden açılır. Çatal bel yardımıyla dikkatle yerinden oynatılır. Toprağıyla çıkarılırsa daha iyi olur. Vakit geçirilmeden yeni yerine dikilir ve bolca sulanır. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Gübreleme</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000"> Aşırı besin tüketen bir bitki olduğu için toprağı her yıl gübrelenmelidir. Güllerin çevresi sonbaharda yanmış gübre ile tamamen örtülür. Bu suretle hem kökler soğuktan korunmuş olur hem de toprak besince zenginleşir. - Fidanlar tomurcuk zamanı gübre şerbeti veya suni gül gübresi eritilmiş suyla arada bir sulandığı takdirde bol çiçek açar. Temmuz ayına kadar hiç olmazsa üç kez şerbet verilmelidir. Özellikle çiçekli dönemlerinin sonunda verilirse yeni tomurcuklar çıkarmakta gecikmeyecektir. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Gülün dikimi</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000"> Az sayıda gül dikilecekse dikimden bir ay önce 40-50 cm. derinlik ve 50 cm. genişlikte çukurlar açılır.Çıkan toprağın üst kısmı bir tarafa,alt tabaka ise başka bir tarafa ayrılır. Çok sayıda fidan dikilecekse seçilen yer bolca yanmış gübreyle karıştırılıp,tarla usulü kazılır. Çukurlar daha sonra açılır. Buralardaki yabani otlar ve varsa iri taşlar temizlenir.Ayrılan üst tabaka toprak fidan başına bir kova yanmış gübreyle karıştırılır. Yoksa gül için hazırlanmış yavaş etkili bir suni gübre fidan başına bir avuç toprağa karıştırılır. Çukura biraz gübreli toprak atılır. Fidan saksıdan toprağını dağıtmadan çıkarılır. Fidan çukura oturtulur. Gübreli toprakla çukur doldurulur.Yetmezse alt topraktan ilave edilir. Aşı yeri hafifçe örtülür. Toprak ayakla dikkatlice sıkıştırılır. Hemen sulanır. Gül çıplak köklü dikilecekse açılan çukurun dibine gübreli topraktan bir tümsek yapılır. Köklerin ezik ve yaralı yerleri hafifçe budanır. Kökler yelpaze biçiminde tümseğe yayılır ve çukur dikkatle doldurulur. Sıkıştırılıp sulanır. Çıplak köklü güller mutlaka sonbaharda dikilmelidir. Kökleri sıcak tutmak için fidanın dibine biraz saman veya kuru yaprak örtülür. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Budanması</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000">Güller budandıkça gençleşir ve ömrü uzar. Her yıl budama yapılmalıdır.Bu pek zor değil ancak teknik gerektiren bir iştir. Gül budaması gülün cinsine göre farklılık gösterir. Bahçe gülleri için en iyi budama zamanı, güllerin dinlenmeye girdiği sonbahar sonu ile kış bitimi arasındaki zamandır. Dinlenmeye giren gülde önce yapraklar azalır, kışı sert olan yerde tamamen dökülür, sürgün ve çiçek faaliyeti durur, bitki kışa dayanabilmek için hayatsal faaliyetlerini en alt düzeye indirir. Budama işlemi gözler uyanmadan, bitki aktif büyümeye başlamadan tamamlanmalıdır. İklimsel faktörler budama zamanını belirleyen temel faktörlerdir. Ilıman kış iklimine sahip olan yerlerde güller erken budanabilir. Erken budanan bitkilerin erken uyanacağı ve soğuklardan zarar görebileceği unutulmamalıdır. Geç budamalar ise, bitkide su yürümesi ve büyümenin başladığı döneme rastlar ve bu dönemde yapılacak budama bitkide güç kaybına neden olur. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Sulama</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000"> Gül dayanıklı bir bitki olduğu için,fazla sulanmasa da kolay kurumaz. Ancak çiçekleri küçülür,yeni tomurcuk vermez. Bitki gelişemez. Yeni fideler düzenli sulanmaz ise kuruyabilir. Bol sulanan güller sürekli gelişir ve çiçeksiz kalmaz. Ancak dibinde su beklememelidir. En ideal sulama için gül fidanının çevresi hafif çukurlaştırılır. Haftada 1-2 defa bu çukur suyla doldurulur. Sadece toprağı ıslatmak yetmez. Az ve sık sulamak zarar verir. Saksı gülleri daha sık sulanmalıdır. Gül yetiştiriciliğinde en büyük sorunlar ‘Kök sürgün’ ve ‘Bozuk baş’ oluşumudur. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Kök Sürgün</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000">Güllerin genaratif gelişmeye başlaması gerekirken,vejatatif devrede kalarak yaprak açmaya devam etmesi, böylelikle sapın ucunda çiçek meydana gelmemesi olayıdır. Düşük sıcaklık,zayıf ışık intensitesi ve kuvvetli budama ile artış göstermektedir. </font></p>
<p></font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Bozuk baş</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">
<p><font class="content" color="#000000">Gül tomurcuklarının ortasındaki petallerin tam olarak gelişemeyerek yassı bir şekil almasıyla ortaya çıkar. Bozuk baş sorunu aynen kök sürgünü sorununda olduğu gibi düşük sıcaklık,zayıf ışık intensitesi ve kuvvetli budama ile artış göstermektedir.  </font></p>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/gul-rosa-l.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yenilebilen Süs Bitkileri</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/yenilebilen-sus-bitkileri.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/yenilebilen-sus-bitkileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Aesculus hippocastanum (At Kestanesi)  Agave americana L. (Amerikan Agavı, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up7/diospyros.jpg" border="0" align="left" /><font class="content" color="#000000">Aesculus hippocastanum (At Kestanesi)  Agave americana L. (Amerikan Agavı, Yüzyıl Bitkisi) Arbutus unedo (Kocayemiş, Dağçileği) Castanea sativa  (Kestane Ağacı) Chaenomeles speciosa  (Bahardalı, Japonayvası, Yörükkızı) Diospyros kakı  (Cennet Elması, Trabzon Hurması, Ambe) Juglas Regia (Ceviz Ağacı) Laurus nobilis (Defne) Monstera deliciosa (Deve Tabanı) Morus nigra (Karadut) Passiflora Caerulea (Çarkıfelek, Mavi Çarkıfelek) Punica granatum (Nar) Yucca flamentosa (Avize Çiçeği) </font></p>
<p><span id="more-244"></span>
<p>&nbsp;</p>
<h1>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/aesculus.jpg" border="0" width="200" height="150" /></div>
</h1>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Aesculus hippocastanum (At Kestanesi) </p>
<p></font></h1>
<p> Aesculus hipocastanum genellikle dik dallanan piramit formlu boylu bir ağaçtır. Kızıl kahverengi gövde renkli olup, yaprakları geniş parçalı sarımsı –yeşildir. Mayıs veya Haziran ayında salkım şeklinde çiçek açar, koyu kahverengi, kestane rengi ve dikenli kabuk içinde meyve yapar. Ilıman ve sıcak yerlerde park, bahçelerde, genellikle yol ağaçlamalarında kullanılır. Tohum ile üretilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/agave.jpg" border="0" width="320" height="240" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font color="#000000">Gave americana L. (Amerikan Agavı, Yüzyıl Bitkisi)</font></h1>
<p> Gövdesiz, sukkulent bir bitkidir. Yapraklar dikensi ve kılıç şeklindedir. Deri dokusunu andıran bu yapraklar grimsi yeşil renktedir Sarımsı yeşil çiçekler yan dalların ucunda toplu olarak bulunur. Çiçeklenme mevsimi yaz sonlarıdır. Çiçeklenmenin başlamasından 30-40 yıl sonra bitkinin 7.5 m&#8217;ye kadar boylandığı ve en uçta iri bir çiçek açlığı görülür Sonra bitki ölür Güneşli yerleri sever. Ancak, kapalı alanlarda dona karşı korunmuş olur. Kaya bahçelerinde, büyük binaların giriş hollerindeki büyük saksılarda, güneş alan teras ve bahçelerde kullanılır. Ana bitkinin yanındaki sürgünlerin ayrılmasıyla üretilir.</p>
<p><img src="imma/up7/arbutus.jpg" border="0" width="150" height="113" /></p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Arbutus unedo (Kocayemiş, Dağçileği)</p>
<p></font></h1>
<p> Vatanı, Akdeniz bölgesi ve Güney Batı İrlanda&#8217;dır. Çalı veya herdem yeşil ağaççık durumundadır. Boyu çoğunlukla 12 metreye kadar erişir. Gövde kabuğu kaba ve parçalıdır. Yapraklar koyu yeşil ve dişlidir. Çiçekler sarkık kümeler halinde olup beyaz veya pembemsi renktedir. Meyve yuvarlak ve çilek görünümündedir. 1,5-2 cm çapındaki meyveler portakal kırmızısı renkte ve pürtüklü bir yüzeye sahiptir. Sonbahar sonları ve kışın çiçek açar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/castanea.jpg" border="0" width="109" height="123" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Castanea sativa  (Kestane Ağacı)</p>
<p></font></h1>
<p> 20-25 metreye kadar boy yapan, submediteran ikliminin ağacıdır. Serbest büyüdüğü zaman geniş bir tepe çatısı yapar 10-12 cm boyundaki şerit şeklindeki yaprakların kenarları kaba dişlidir. Yaprakların üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü ise yumuşak tüylüdür Çiçek açma zamanı haziran ayıdır. Genel yayılışı Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Türkiye ve Kafkasya&#8217;dır Ülkemizde Doğu Karadeniz&#8217;den başlayarak. Kuzey sahillerinde olmak üzere Belgrat ormanlarına kadar yayılış gösterir. Ayrıca Marmara çevresi ile Batı Anadolu&#8217;da yüksek rakımlarda bulunur. Odunu tanence zengin olduğu için dayanıklıdır. Kerestesi gemi yapımında kullanılır. Meyvesi kıymetli bir yiyecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/chaenomeles.jpg" border="0" width="137" height="103" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font color="#000000">Haenomeles speciosa  (Bahardalı, Japonayvası, Yörükkızı)</font></h1>
<p> Yaprağını döken çok popüler bir çalıdır. Dağınık, kısa, kıvrık, ikincil dalları vardır. Yaprakları almaşık, oval- dikdörtgen, kenarlar testere dişlidir. Çok sayıdaki çiçekler tek veya 2&#8242;li-4&#8242;lü salkımlar halinde bulunur. Çiçek rengi kırmızıdır. Meyveleri acımsı tattadır. Boyu 1 -l.30 m boyundadır. Çiçeklenme zamanı ilkbahardır. Tam güneş-yarı gölge, ılıman iklim ister. Ağır topraklar, kalkerli veya killi topraklar için uygundur. Ara sıra organik gübre verilmelidir. Fazla sulama istemez. Kloroz hastalığına karşı dikkatli olunmalıdır. İlkbahar veya yazın, ayırma, daldırma ve havai daldırmayla üretilebilir. Tohumla da üretilebilir, ancak yeni bitkiler doğru türde çıkmayabilir. Soğuğa dayanıklı, yetiştirilmesi kolaydır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/diospyros.jpg" border="0" width="133" height="121" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Diospyros kakı  (Cennet Elması, Trabzon Hurması, Ambe)</p>
<p></font></h1>
<p> Kışın yaprağım döken, geniş tepeli seyrek dallı bir ağaççıktır. Gövdenin kabuğu levhalar halinde çatlaklıdır. Yapraklar eliptik bir yapıda 6-15 cm uzunluğunda, üst yüzü parlak koyu yeşil ve tüysüz, alt yüzü tüylüdür. Sarımsı beyaz çiçekleri haziran ayında açar. Meyveleri sonbaharda olgunlaşır. Portakal rengindeki meyveleri şekerli ve tanence zengin olduğundan halk arasında tüketilmektedir. Esas vatanı Çin ve Japonya&#8217;dır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/juglas.jpg" border="0" width="200" height="200" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Juglas Regia (Ceviz Ağacı)</p>
<p></font></h1>
<p> 30 metreye kadar boylanabilen geniş tepeli bir ağaçtır Karşılıklı dizilmiş olan yaprakları 5-9 yaprakçıktan oluşur. Oval yaprakların üst yüzü parlak yeşildir. Erkek çiçekler kurullar halinde genç sürgünlerde bulunur Kerestesi mobilya yapımında kullanılır. Sonbaharda olgunlaşan meyveleri çok kıymetlidir. Kışın yaprağını döker. Işık ağacıdır. Esas vatanı Asya&#8217;dır. Üretimi tohum ile olur. Güneşli ve geçirgen topraklarda iyi gelişme gösterir. Minimum sıcaklık isteği -15°C&#8217;dir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/laurus.jpg" border="0" width="130" height="98" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font color="#000000">Aurus nobilis (Defne)</font></h1>
<p> 2-10 metre arasında boy yapan, herdem yeşil bir süs bitkisidir. Eliptik yaprakları, deri gibi serttir. Ocak-mayıs ayları arasında sarımsı beyaz çiçekler açar. Sonbaharda meyveleri yuvarlak olup, siyah renk alır. Genel görünümü çalı formundadır. Toprak isteği az, ısı isteği fazladır. Üretimi tohum ile olur. Defne aynı zamanda ülkemizin ihraç ürünüdür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/monstera.jpg" border="0" width="93" height="124" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Monstera deliciosa (Deve Tabanı)</p>
<p></font></h1>
<p> Hafif güneşli, yarı gölge ortamı severler. Yazın bol su verilmeli yapraklara su püskürtülmelidir. Kışın 18-20 C’lik yerlerde muhafaza edilmelidir. Bitkinin meydana getirdiği havai kökleri havadan rutubet alma özelliğinde olduklarından kesilmeleri doğru değildir. Üretilmeleri baş gövde çelikleri ile yapılır. Büyüme periyodunda haftada bir gübreleme yapılır. Üretimi tepe veya göz çelikleri ve havai daldırma ile yapılır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/morus.jpg" border="0" width="97" height="129" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Morus nigra (Karadut)</p>
<p></font></h1>
<p> Kışın yaprağını döken ağaçlardır. Yapraklan değişik formdadır, bazıları loplu bazıları sadedir. Çiçekleri kurullar halindedir. Meyve mürekkep meyvedir, yaz sonu ile erken sonbaharda olgunlaşır. Karadutun esas vatanı iran&#8217;dır. Tüylü yaprakları sert olduğu için ipek böceğine verilmez. Karadulun ülkemizde en iyi yetiştiği yerler İstanbul, Bursa, İzmir, Maraş ve Tokattır. Minimum sıcaklık isteği -15°C &#8216;dir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/passiflora.jpg" border="0" width="150" height="107" /></div>
<p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Passiflora Caerulea (Çarkıfelek, Mavi Çarkıfelek)</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> 5-7 loplu, 20 cm genişliğinde ve düzgün yüzeyli yapraklar dağınık görünümlüdür. Hafif kokulu çiçekler beyaz ve mavi renktedir. Petal ve stamenler arasındaki mavi ve beyaz lifler oldukça dikkat çekicidir. Çiçeklerime mevsimi yaz ve sonbahardır. Anavatanı Güney Brezilya&#8217;dir. Ihman iklimli bölgelerde, dış ortamda kolay büyümesi yanında, sera ve limonluk gibi mekanlarda çok daha iyi gelişir. Bol ışık, gevşek ve bol kumlu toprak, yazın düzenli ve bol su ister. İlkbaharda tohum ekerek veya çelikle üretilebilir.</font>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/punica.jpg" border="0" width="132" height="107" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Punica granatum (Nar)</p>
<p></font></h1>
<p> Odunsu yapılı, yerden itibaren dik dallanan,, parlak ve açık yeşil renkli yapraklara sahip bir ağaçcıktır.. Yaz boyunca pembe-beyaz katmerli çiçek açar ve bilahare kalın kabuklu meyve teşekkül eder. Çok aşırı soğuk olmayan bölgelerde yetiştirilir. Tohum ve çelik ile üretilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up7/yucca.jpg" border="0" width="106" height="129" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Yucca flamentosa (Avize Çiçeği)</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Dik bir gövde üzerinde, yan dallanma yapabilen, sert, koyu yeşil, uçları sivri yapraklara sahip bir bitkidir. Gövdesi çok dayanıklı bir yapıda değildir. Zamanla alt yaprakların yaşlanarak alınmasıyla gövde teşekkül eder. Yaz ve sonbahar aylarında bir ana çiçek sapı üzerinde kandil şeklinde kirli beyaz renkli çiçekleri açar kök sistemi güzlektir. Ülkemiz şartlarında pek tohum bağlamaz. Aşırı soğuk olmamak kaydıyla her iklimde yetişir. Dipten süren yavruların ayrılması ve tohumla üretilir.  </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/yenilebilen-sus-bitkileri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aralya (aralia)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/aralya-aralia.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/aralya-aralia.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Genelde balçık toprağı ve su kenarlarını severler. Türkçede Japon çınarı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up6/aralya1.jpg" border="0" align="left" /><font class="content" color="#000000">Genelde balçık toprağı ve su kenarlarını severler. Türkçede Japon çınarı olarak da biliniyor. Tabiatta 4 - 5 metre kadar gelişebilen bir çalı olan fatsia kalın etli 40 - 50 santimlik dev yapraklardan ve ince dallardan oluşuyor.</font></p>
<p><span id="more-243"></span><br /><font class="content" color="#000000"> </p>
<p>Yaz sonunda hedera sarmaşığının çiçekler gibi az etkileyici, beyaz boncuklu, garip görünümlü çiçekler açar. Çiçekler zaman geçtikçe siyah tohum boncuklarına dönüşür. Üretimi tohumlardan olabileceği gibi ilkbaharda esas bitkiden kesilen uç sürgünlerinden yapılmaktadır. Köklendirme tozu işlemi daha da garantiler.</font>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/aralya2.jpg" border="0" width="220" height="204" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000"> Tam güneşi sevmez, güneş altında yapraklar sararır. Esas koyu yeşil rengi gölgede alır. Suyla da pek arası yoktur. Arada sırada ilgi ister. İkliminiz kışları soğuksa ağaç diplerine, duvar önlerine, kuytu alanlara dikim yapın. Çam dibinde pek çok bitki asitli iğnelerle gelişemez ama fatsianın böyle bir sorunu da yok. Sadece dikkat edin ağaç dipleri pek yağmur almaz, kuru kalır, onun için ayrıca sulayın. Hava kirliliği de az miktar toprakta sorun değil. Bu sebeple muhteşem saksı bitkisi olarak kullanılıyor..</font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/aralya3.jpg" border="0" width="189" height="220" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000"> Fatsia bambu bitkisi gibi tipik görüntüye sahip. Yerini bulup mutlaka dikin. İlkbahar, yaz çiçekli bordürlerine güzel, daimi yeşil fon yapar. Çok gelişip alt dallar çıplaklaşırsa tepesini kesin, dipten 1 - 2 senede tekrar gelişecektir. Normal bir fatsia 1 metreye 3 yılda, 4 - 5 metreye en az 15 yılda ulaşabilir. Zor bulunan, daha sıcaklık isteyen alacalı türü de vardır.</font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/aralya4.gif" border="0" width="245" height="184" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Bu bitkiden ve hedera sarmaşığından üretilmiş fatshedera isimli bir bitki bulunur. Bakımı genelde aynıdır ama ışık isteği daha çoktur. Bu bitki de Türkiye’de hiç popüler değil ama önemli bir bahçe bitkisidir. Arayıp bulun, türleri artırın. Piyasada yerli üretim 40 santimlik fideleri (Fatsia Japonica) 850 bin - 1 milyon lira arasında. Yetişkin ithal olanları da var ama çok pahalı değmez.  </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/aralya-aralia.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Amorpha (Çivitler)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/amorpha-civitler.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/amorpha-civitler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Bitki çalı formundadır. Dış mekan süs bitkisidir. Dalları 3-5 m ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up6/Amorpha1.jpg" border="0" width="200" height="180" align="left" /><font class="content" color="#000000">Bitki çalı formundadır. Dış mekan süs bitkisidir. Dalları 3-5 m ye kadar uzanabilir. Göl kenarlarında, etrafı açık kayalık nehir kenarlarında, vadilerde, kıyılarında yaşar. Gelişmesi için bol güneşli alanları tercih eder.</font></p>
<p><span id="more-242"></span><br /><font class="content" color="#000000"> </p>
<p>Alem: Plantae Bölüm: Mognoliophyta Sınıf: Mognoliopsida Takım: Fabales Familya: Fabaceae Cins: Amorpha L. Tür: A.fruticosa A.canescens A.apiculata A.paniculata A.oucachitensis A.herbacea </font>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Çiçeklenme Mayıs ve Haziran ayları arasında gerçekleşir. Çiçeklerinin rengi türlere göre değişmekle beraber genelde menekşe rengi, mor, koyu mor rengindedir. Çiçekler biseksüeldir. Yaprakları mat yeşil renginde, yaklaşık 2-3 cm uzunluğunda ve yaprağın ters yüzü tüylüdür.</font></p>
<p><img src="imma/up6/amorpha3.jpg" border="0" width="150" height="109" /> </p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Çoğaltma Yöntemleri</p>
<p></font></h1>
<p>  Bitki vegetatif olarak çoğaltılır. Gövde çelikleri ile üretme yöntemlerinden, yumuşak (yeşil) çelikler hazırlanarak yapılır.</p>
<p><img src="imma/up6/amorpha4.jpg" border="0" width="200" height="165" /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/amorpha-civitler.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Glayöl (Gladious sp.)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/glayol-gladious-sp.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/glayol-gladious-sp.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Glayöl ülkemizde doğal olarak yetişen ve üretimi en çok yapılan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up6/glayol6.jpg" border="0" width="203" height="203" align="left" /><font class="content" color="#000000">Glayöl ülkemizde doğal olarak yetişen ve üretimi en çok yapılan soğanlı, yumrulu, rizomlu süs bitkilerinin başında yer almaktadır. Günümüzde kesme çiçekçilikte öneminin giderek artmasına bağlı olarak üretim alanları da gelişme göstermektedir. Ülkemizde soğanlı, yumrulu, rizomlu süs bitkileri 950 dekarlık bir üretim alanına sahiptir. Glayöl 610 dekar civarındaki üretim alanı ile bu grup içerisinde birinci sırada, diğer kesme çiçek olarak üretilen bitkiler arasında da karanfil ve gülden sonra üçüncü sırada yer almaktadır. 1987 yılında çiçekçilik kooperatifleri tarafından 6.061.000 adet glayöl satışı yapılmıştır.</font></p>
<p><span id="more-241"></span><br /><font class="content" color="#000000"> <br />Gerek çiçek, gerekse soğan üretim amacı ile birçok bölgemizde glayöl yetiştiriciliği yapılmaktadır. En çok üretim yapan illerimizin başında soğan üretiminde Kocaeli, İstanbul; kesme çiçek üretiminde Antalya, İzmir, Adana gelmektedir. Glayöl’de verim ve kalitenin arttırılması yetiştirme tekniklerinin çok iyi bilinmesine bağlıdır. Glayöl ( Gladiolus sp.) Iridaceae familyasındandır. Soğanımsı gövde (corm=korn) oluşturan bir bitkidir. Türkçe’de Kuzgun Kılıcı, Keklik Çiğdemi, Alata Zambağı, Kılıç Otu gibi, yörelere göre değişen isimlerle anılmaktadır. Az masrafla kolay üretilmesi, böceklerden kolay korunabilmesi, değişik renkleri, her yıl yer değiştirme kolaylığı, çiçekli kalma süresinin uzunluğu, gibi nedenlerle popüler bir çiçektir. </font>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/glayol.jpg" border="0" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Glayöl’ün soğanımsı gövdesi, gövde ekseninin kuru, pul benzeri yapraklarla kaplanmış dip kısmıdır. Esas olarak yaprak pullarından oluşmuş soğanın aksine soğanımsı gövde, boğumları ve boğum araları ile iyice belirgin yekpare bir gövede yapısındadır ( Şekil 1 ). İçi paranşim hücrelerinden meydana gelmiş depo maddeleriyle doludur. Yumrulu bitkiler gibi besin depolamasına karşın, yumrudan farkı, dışında kök izlerinin bulunması kök ve sürgünün belirli yerlerden çıkmasıdır. Dinlenme döneminde boyuna kesit alındığında, soğanlı bitkilerde olduğu gibi embriyo içinde bitki organlarının olmadığı, üzerinin etli pullarla örtülmediği görülür. Kuru pul benzeri yaprak kalıntıları kormu kabuk gibi sarmış durumdadır. Glayöl’ün toprak üstünde 35 adet koruyucu kın yaprağı, 25 adet gerçek yaprağı, bir çiçek sapı ve çiçek sapı üzerinde kandil adı verilen çiçekleri yer almaktadır. Çiçek örtüsü “perigon” tipinde olup , tepal adı verilen altı adet çiçek yaprağı bulunmaktadır. Çiçek organları beş daire üzerinde dizilmiş olup (= pentakiklik), her dairede üç organ vardır. Çiçekler zigomorf, gnekeum üç parçalı, sinkarp, çiçek epigindir. Androkeum altı adet olmakla birlikte iç dairedeki üçü körelmiştir. Bilinen ilk glayöl çeşitleri Güney Afrika orijinli Gladiolus floribundus, G. Cardinalis, G. psittacinus’tur. İlk hibrid 1841 yılında piyasaya sürülmüştür. Bu tarihten itibaren üretilen binlerce hibrit sonucu, ebeveynler kesin olarak bilinmemekle birlikte glayöller 4 ana grupta toplanabilir.</font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/Gladiolus1.jpg" border="0" width="296" height="400" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">Glayol Çeşitleri</font></h1>
<p> <font class="content" color="#000000">1. Geniş ve Büyük Çiçekli Çeşitler ( G. grandflorus ): Genellikle 1 m ve daha yukarı boy, 10-25 arası kandil oluştururlar. 2. Primulinis Çeşitleri: G. primulunis hibritleri olup, genellikle sarı çiçeklidir. 3. Herald Çeşitleri: G. ramosus×G. grandiflorus melezleri olup 1. çeşitten daha zayıf, fakat daha erkencidirler. 4. Bodur Çeşitler: G. cardinalis×G. tristis melezleri olup, 40-45 cm boyda ve çok erkencidirler. Glayöl çiçeklerinin şekil, irilik ve renklerine göre yapılan başka bir sınıflandırmaya göre iki grup söz konusudur : 1. İri Çiçekli Olanlar:60-150 cm boyundadır. Çiçeklenme Temmuz-Ekimde olup sık ya da seyrektir. Uluslararası Türk Glayölü olarak tanınan G. byzantinus iri çiçekli bir varyete olup, sapları sert ve kuvvetlidir. 2. Ufak çiçekli olanlar: 60 cm boyundadır. G. ricardi katmerli ve ufak çiçekli bir varyete olup anavatanı Afrika’dır. Glayöller doğada kır çiçekleri halinde çoğunlukla dere kenarlarında veya çayırlıklar içinde yetişmektedir. Güney Afrika, Akdeniz sahil şeridi, Anadolu, Orta Doğu ve İrlanda glayölün doğal yetişme alanlarıdır. Ülkemizde doğada bulunan tek glayöl türü G. communis’tir. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">G. communis’in Ülkemizdeki Yayılış Alanları:</font></h1>
<p> <font class="content" color="#000000">İzmir (Efes-Kuşadası yolu üzerinde, Pamucak körfezi piknik alanı, Bornova-Sarnıç köyü, (Çeşme), İçel (Mersin), Amasya (kireçli topraklarda), Tokat (Reşadiye-Suşehri arası), Ankara (Cebeci, Çullukvadisi, Telsiz civarı, Kalecik), Eskişehir, Erzincan (İliç), Malatya, Diyarbakır, Gaziantep, Tekirdağ(Dereağzı). </font>
<p><font class="content" color="#000000">2.Glayöl kültürü</font></p>
<p><font class="content" color="#000000"> Glayöl kültürü soğan ve çiçek üretimi olmak üzere iki ayrı konu olarak ele alınmalıdır. Bu üretim şekilleri birbirinden bazı kültürel işlemler bakımından farklılık gösterir: </font>
<p><font class="content" color="#000000">2.1.Çiçek Soğanı Üretimi</font></p>
<p>  <font class="content" color="#000000">Bilindiği gibi, glayölün toprak altı organı soğan ve yumrudan farklı bir yapı göstermekte ve soğanımsı gövde (corm = korm) adını almaktadır. Bununla birlikte üretici dilinde ve ticarette genellikle “Glayöl soğanı” veya “Çiçek soğanı” deyimi çok kullanılmaktadır.</font>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/glayol4.jpg" border="0" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Glayöl soğuklara karşı yarı dayanıklı bir bitki olup, kışları sert geçen yerlerde kış sonuna dek muhafaza edilip, ilkbaharda yeniden dikilme zorunluluğu gösterir. Ertesi yılın yeni kormu, eski kormun üstünde meydana gelir. Bu da kormun dikiminden sonra, yaprakların yaklaşık 20 cm boya ulaştığı zamana rastlar. Yapraklar 40-60 cm boya ulaştığında yeni korm eski korm kadar irileşir ve köklenmeye başlar. Bu arada yeni ve eski kormların arasında minyatür haldeki kormeller ya da kralenler meydana gelir. Soğanımsı gövdelerde iki tip kök oluşmaktadır; eski kormun dip kısmından çıkan tüylü kökler, yeni kormun dibinden çıkan kökler. Yeni korm büyüyüp gelişmeye devam ederken eski korm büzülmeye ve içindeki depo maddelerini çiçeklenme için sarfettikçe dağılmaya ve parçalanmaya başlar. Çiçeklenmeden sonra yapraklar besin maddesi yapımına devam ederler. Bu besin maddeleri yeni kormda toplanır. Yaz sonunda yapraklar kuruyup da soğan hasadı yapıldığında bir veya daha çok sayıda yeni korm ve bunların dibinden çıkan çok sayıda (5-500 adet) kralen görülür. Çiçek soğanı üretimi esas olarak bu yeni kormlar ve kralenler ile yapılmaktadır. Glayölde çiçek oluşumu, diğer çiçek soğanlarında olduğu gibi, bir önceki mevsimde ve özellikle çiçeklenmeden sonraki devrede kormda biriktirilen depo maddeleri miktarına bağlıdır. Glayöllerde serin geceler ve uzun büyüme devreleri çok iri kormların oluşumu için uygundur. </font></p>
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.1.Kültürel İşlemler</font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">Toprak İstekleri Glayöl kormu üretimi her toprakta yapılabilir. Üretimin rantabl olabilmesi için ekim, işleme ve sökümde toprağın istenilen özellikte olması iyi sonuç almanın ön koşuludur. Toprak pH’ı 6,5-7,4 arasında olmalıdır. Kireçsiz, kumlu-tınlı, tuzsuz, hafif süzek geçirgen, çabuk tava gelebilen, taban suyu derinliği 60 cm’den az olmayan düz veya hafif meyilli taşsız topraklar tercih edilmelidir. Bununla beraber glayöl ıslah edilmek koşuluyla hemen her toprakta yetiştirilebilir. Toprak hazırlığı da toprak seçimi kadar önem taşıyıp, zamanında ve iyi işleme başarıyı arttırır.</font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/glayol5.jpg" border="0" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Gübreleme</font></p>
<p> <font class="content" color="#000000">Gübreleme ekim yapılacak toprağın analizi sonucunda ortaya çıkacak verilere göre yapılmalıdır. Dikim öncesi 1:1.5:2 oranlarında NPK verilebilir. Ancak dikimden önce ya da dikim sırasında verilen azotun hiç bir etki göstermediği saptanmıştır. Bu nedenle kormların sürgün vermesinden sonra uygulanan azotlu ve potasyumlu gübrelerin korm sayısına ve ağırlığına olumlu etki yaptığı bildirilmektedir. 12 g K2O / m2 + 6 g N / mg uygulaması olumlu sonuçlar vermektedir. </font>
<p><font class="content" color="#000000">Kormların Dikimi (Kralen Elde Etmek Amacıyla)</font></p>
<p>  <font class="content" color="#000000">Kralen elde etmek amacıyla kormların dikimine ilişkin farklı görüşler vardır. Genel olarak geniş dikim aralıkları yeni korm ve kormel (kralen) sayısını ve kalitesini arttırmaktır. Bununla birlikte en dar dikim aralığında bile yeterli ölçüde yeni korm ve kormel elde edilmektedir. Bu görüşlere göre m2 ‘ye 80 korm dikimi yapılabilmektedir. Dikim derinliği ise hafif topraklarda derinlik biraz artırılmalı, ağır topraklarda biraz azaltılmalıdır. Yüzlek dikilen (6-7cm) kormların çok sayıda kormel oluşturduğu bildirilmekte olup, dikim derinliğinin artması bunların azalmasına neden olmaktadır.</font>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/glayol2.jpg" border="0" width="500" height="282" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.2. Çiçek Soğanı Üretim Şekilleri</font></h1>
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.2.1. Kralen (Kormel) ile Üretim</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Bu üretimde çiçeklenme iriliğine dek geçmesi gereken süre 2-3 yıl kadardır. Kralenler boylarına göre üç grupta toplanmaktadır; - Çapı 1.0cm ve daha fazla olanlar büyük boy, - 0.6cm ile 1.0cm arasında olanlar orta boy, - 0.6cm den daha küçük olanlar küçük boy. Genel olarak büyük boylu kralenler diğerlerine göre daha kolay çimlenmektedir. Kralenlerin çimlenmesini kolaylaştırmak üzere dikim öncesi bazı ön işlemlerin yapılması yarar sağlar. Mekanik Aşındırma: Kralenlerin dışındaki sert kabuğun soyulması ya da çıtlatılması işlemidir. Ancak bu işlem çok sayıda kralen için yoğun iş gücü gerektirdiğinden küçük çaptaki üretimlerde kullanılabilir. Sıcak Su Uygulaması: Kralen dikiminden önce uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde kralenler 1,5-2 ay önce 15-20oC suda 24 saat bırakılarak yumuşatılır. Bundan sonra 53-55 oC suda yarım saat bekletilir. Bu sürenin sonunda kralenler oda sıcaklığındaki suda soğutulur. Kerevetler üzerinde havadar ve gölge bir ortamda kurtulan kralenler dikim zamanına dek depoda 5-10 oC de nemli torf içinde saklanır. Tuzlu Su Uygulaması: Dikimden önce kralenler 24 saat süre ile tuzlu suda (1kg tuz/100 litre su) bekletildikten sonra su ile yıkanıp yerlerine dikilirler. Etilen Kloridrin ile Muamele: Kralenlerin sert kabuğunu yumuşatmak ve dinlenmeye son vermek için uygulanan bir yöntemdir. Bu amaçla kralenler hasattan bir süre sonra, dikimden 10-20 gün kadar önce, bir kap içerisinde oda sıcaklığında etilen kloridin buharına tutulur. Her bir 75 g lık kralen için 1 ml etilen kloridin kullanılmalıdır. Kloridin kabın ağzına yayılmış bir peçete üzerindeki tülbent parçasına konulur ve kralenler dört gün boyunca bunun buharına tutulur. Buharlamadan sonra kralenler 1-2 hafta kadar oda sıcaklığında tutulduktan sonra dikilir. Kralenler çimlendiği zaman sert kabuğunu kaybeder ve sonraki gelişimiyle kormu oluşturacak minyatür bir yumru meydana getirir. Bu yumrular yapraklar sararmaya başlayınca hasat edilmelidir. Kralenlerin dikim öncesi hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanması gerekir. Bunun için Captain, Benlate, Thiram gibi bir fungusit, sıcak su uygulaması sırasında su içine ilave edilmelidir.</font>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/tohumglayol.jpg" border="0" width="600" height="450" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.2.2. Tohum ile Üretim</font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Tohum ile üretimde ana bitkiye benzer özellikler taşıyan bitkilerin yanı sıra, farklı özellikteki bitkiler de elde edilmektedir. Bu nedenle bu yöntem yeni çeşitlerin eldesinde ve ıslah çalışmalarında kullanılır. Tohumlar kışın camekânlarda, ilkbaharda ise açıkta çimlendirilebilir. Tohumdan itibaren ticari büyüklükte bir korm eldesi için bakım koşullarına göre en az 3 yıla ihtiyaç vardır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.2.3. Yeni Korm ile Üretim</font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Bu üretim yönteminin ticari bir önemi olmamakla beraber kralen oluşturmayan ya da çok az oluşturan glayöl çeşitleri için önem taşıyan bir yöntemdir. Bu yöntemde kormlar bütün olarak dikilebileceği gibi her parçada bir göz olacak şekilde bölünerek de dikilebilir. Bölünen parçaların bölünme yüzeyinde çürüme olasılığına karşı toz bir fungusitle ilaçlandıktan sonra dikilmeleri gerekir. Bunlar 1-2 yılda ticari boyda yumru meydana getirebilirler. Glayölün pek çok çeşidinde kormlarda genellikle hasat sonrası bir dinlenme periyodu başlamaktadır. Bu nedenle dinlenmeyi kesmek için bazı kimyasal maddeler kullanılabilir. En çok kullanılan kimyasal maddeler kloroform, etilen, propilen, eter ve kralenlere uygulanan kloridrindir. Etilen kloridrin uygulamasıda hasat edilmiş kormla 10-12 gün kadar kurutulduktan sonra her 1kg korm için 3,3 ml hesabıyla etilen kloridrin ile (%40 lık) birlikte kapalı bir kap içinde muamele edilirler ve işlemden sonra dikilirler. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.3. Kralenlerin Dikimi ve Bakımı</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Kralenler ılıman iklimlerde Şubat başında, sert ve soğuk iklimlerde Mart ve Nisan başlarında açıkta, önceden hazırlanmış olan toprağa dikilirler. Bunlar tavalara serpme olarak ya da mibzerle sırtlara dikilebilirler. Dikim sıklığı dekara litre olarak hesap edilir. 1 litre farklı büyüklüklerde ortalama 5000 kralen bulunur. Buna göre dekara 200-300 litre civarında kralen dikimi yapılabilir. Dikim derinliği kralenin büyüklüğüne göre değişmekle birlikte ortalama 3-5 cm ‘dir. Dikim sonrası çimlenme görülene dek toprağın sürekli nemli tutulmasına dikkat edilmelidir. Çimlenmeden sonra nem miktarı biraz azaltılmalıdır. Burada ot mücadelesine önem verilmelidir. Kralenlerden elde edilecek yumrular, kralenin büyüklüğüne göre değişmektedir. 1 litre kralenden 2600 civarında yumru elde edilebileceği yapılan araştırmalarda ortaya koyulmuştur. Buna göre dekardan 350.000 adet yumru hasat edilebilir. Kralenden oluşan yumrular, kökler kahverengileşmeye ve yapraklar da sararmaya başlarken hasat edilirler ve ertesi yıl tekrar dikilerek irileştirilmek üzere depoda saklanırlar. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.4.Kralenden Oluşan Yumruların Dikimi, Bakımı ve Hasatı</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Kralenden elde edilen yumruların sağlıklı olanları ertesi yıl dikilir.Yumru dikiminde toprağın yeterince ısınması beklenilmelidir. Bu nedenle yumrular kralenlere göre biraz daha geç dikilir. Dikim derinliği yumru büyüklüğüne göre değişmekle beraber 6-9 cm arasında olmalıdır. Dikim miktarı, dikim aralık ve mesafesi yumru büyüklüğüne bağlı olarak değişir.Yumru dikimi yapıldıktan sonra en önemli konu sulamadır. Kökler 3 cm olana dek sulama yapılmamalıdır. Bundan önce yapılan sulama köklerin gelişimini geriletir.Bundan sonraki sulamalar, toprağın nem durumuna göre kontrol edilerek yapılmalıdır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.2.3. Yeni Korm ile Üretim</font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Bu üretim yönteminin ticari bir önemi olmamakla beraber kralen oluşturmayan ya da çok azoluşturan glayöl çeşitleri için önem taşıyan bir yöntemdir. Bu yöntemde kormlar bütün olarakdikilebileceği gibi her parçada bir göz olacak şekilde bölünerek de dikilebilir. Bölünen parçalarınbölünme yüzeyinde çürüme olasılığına karşı toz bir fungusitle ilaçlandıktan sonra dikilmeleri gerekir. Bunlar 1-2 yılda ticari boyda yumru meydana getirebilirler. Glayölün pek çok çeşidinde kormlarda genellikle hasat sonrası bir dinlenme periyodu başlamaktadır. Bu nedenle dinlenmeyi kesmek için bazı kimyasal maddeler kullanılabilir. En çok kullanılan kimyasal maddeler kloroform, etilen, propilen, eter ve kralenlere uygulanan kloridrindir. Etilen kloridrin uygulamasıda hasat edilmiş kormla 10-12 gün kadar kurutulduktan sonra her 1kg korm için 3,3 ml hesabıyla etilen kloridrin ile (%40 lık) birlikte kapalı bir kap içinde muamele edilirler ve işlemden sonra dikilirler.</font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/glayol3.jpg" border="0" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">2.1.3. Kralenlerin Dikimi ve Bakımı</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Kralenler ılıman iklimlerde Şubat başında, sert ve soğuk iklimlerde Mart ve Nisan başlarında açıkta,önceden hazırlanmış olan toprağa dikilirler. Bunlar tavalara serpme olarak ya da mibzerle sırtlara dikilebilirler. Dikim sıklığı dekara litre olarak hesap edilir. 1 litre farklı büyüklüklerde ortalama 5000 kralen bulunur. Buna göre dekara 200-300 litre civarında kralen dikimi yapılabilir. Dikim derinliği kraleninbüyüklüğüne göre değişmekle birlikte ortalama 3-5 cm ‘dir. Dikim sonrası çimlenme görülene dek toprağın sürekli nemli tutulmasına dikkat edilmelidir. Çimlenmeden sonra nem miktarı biraz azaltılmalıdır. Burada ot mücadelesine önem verilmelidir. Kralenlerden elde edilecek yumrular, kralenin büyüklüğüne göre değişmektedir. 1 litre kralenden 2600 civarında yumru elde edilebileceği yapılan araştırmalarda ortaya koyulmuştur. Buna göre dekardan 350.000 adet yumru hasat edilebilir. Kralenden oluşan yumrular, kökler kahverengileşmeye ve yapraklar da sararmaya başlarken hasatedilirler ve ertesi yıl tekrar dikilerek irileştirilmek üzere depoda saklanırlar.</font>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/glayol7.jpg" border="0" width="548" height="411" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">Hastalık ve Zararlılar</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Glayölün toprak altı ve toprak üstü aksamlarında çok sayıda hastalık ve zararlı ortaya çıkmaktadır.Bu nedenle her yıl aynı yerde yetiştiricilik yapılmamalı, en az 3-4 yıllık münavebe uygulanmalı vetoprak mutlaka sterilize edilmelidir. Ayrıca dikim materyaline dikim öncesi yapılan, sıcak suya katılanfungusit uygulaması da hastalık etmenlerini nemli oranda azaltmaktadır. Hastalık ortaya çıktıktansonra ilaç kullanılsa bile genellikle bunları önlemenin çok güç olduğu akıldan çıkarılmamalı, sera havalandırmasına da önem verilmeli, hava nemi düşük tutulmalıdır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">Kuru Çürüklük (Stromatinia gladioli)</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Bu hastalıkta yapraklar sararıp, kahverengileşir. Kormlarda siyah benek ve halkalar oraya çıkar.Köklerde siyah lekeler ve çürüme olabilir. Fungus toprakta enfekte olmuş bitkilerden sağlıklı olanlarda yayılır ve toprakta 25 yıl kalabilir. Korumak için münavebeli yetiştiricilik, toprak sterilizasyonu, dikim öncesi ilaçlama sayılabilir. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">Fusarium Solgunluğu (Fusarium oxysporum gladioli)</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Glayölde önemli zararlara sebep olur. Mantar kormlarda yayılarak enjeksiyonlara neden olur. Hastalıklı kormlar depoda çürür ya da dikilince sürmezler. Hastalıktan az etkilenmiş olan kormlardan zayıf bitkiler elde edilir ve bunlar yaprak uçlarından sararır ve sonuçta ölür. Korunmak için hastalık yayılmadan önce alınması gerekli önlemlere titizlikle uyulmalıdır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">Kurşuni Küf (Botrytis gladiolorum)</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Özellikle kış yetiştiriciliğinde yüksek nem ve düşük sıcaklık sonucu ortaya çık¬maktadır. Yapraklar üzerinde önce açık, sonra koyu kahverengi lekeler kendini gösterir. İleri dönemde bu lekeler gelişir ve tüm bitki enfekte olur. Korunmak için, yine hastalığın ortaya çıkışından önce alınması gereken ön¬lemlere uyulmalıdır. Ayrıca kormların sürgün vermesinden sonra Manep ve Zinepli ilaçların sürekli kullanılmasıyla bitkiler kontrol altında tutulmalıdır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">Bakteriyel Çürüklük (Bacterium marginatum)</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Bu hastalıkta önce yaprak diplerinde küçük kırmızımtırak esmer renkte leke¬ler belirir. Daha sonra bu lekeler iyice yayılarak koyu renkte, biraz çökük kısım¬lar oluşur, iç yapraklar çürür, hastalığa yakalanan kısımlar sararır ve kurur. Has¬talıklı kormların kabuklarında önce esmer, sonra siyahlaşan lekeler meydana ge¬lir. Korunmak için, koruyucu önlemlerin alınmasına ilave olarak sağlam korm kullanılmasına özen gösterilmeli, ağır killi topraklara dikim yapmaktan kaçınma¬lı, düzensiz ve aşırı sulama yapılmamalı, kormlar % 0.5&#8242; lik civalı bir ilaç ile ha¬zırlanmış kil bulamacına batırıldıktan sonra dikilmelidir. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">Yaprak Lekeleri (Pseudomonas gladioli)</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Bu hastalıkla enfekte olmuş kormlar çürümekte ve bitki yaprak uçlarından iti¬baren kuruyarak ölmektedir. Korunmak için, hastalıklı bitkiler alandan derhal uzaklaştırılmalı, yakılarak yok edilmelidir. Kormların dikim öncesi 15 dakika 50-55°C suya batırılması koruyu¬cu önlemlerin en önemlilerinden birisidir. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">Gladiol Thripsi (Thrips giadioli)</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Thripsler glayölün çiçek ve yapraklarında önemli zararlara neden olurlar. Thripsler özellikle larva formunda veya ergin halde yaprak kınları ve çiçek aralarında, tomurcuklarda beslenir ve yüksek sıcaklarda hızla yayılarak enfeksiyor neden olur. Yapraklarda başlayan gümüşi noktalı lekeler giderek gelişir ve pas rengini alır, tepallerde de lekeler görülür ve çiçek kalitesi düşer. Korunmak için, organik fosfatlı insektisitler kullanılmalı, kormların kurutulduğu ortamlarda ve depolarda naftalin buharlaştırılmalıdır. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">Çiçek Soğanı Akarı (Rhyzoglyphus ecihinopus)</font></h1>
<p>  <font class="content" color="#000000">Bu akar topraktaki kormun kabukları arasında, hatta sap boğazında galeriler açarak girdiği kormun içinde bile bulunur. Bulaşık kormlar mantar veya bakterilerin hü*****una uğrayarak çürürler. Bulaşık kormlardan yetişebilen bitkiler sarımsı ve hasta görünüşlüdür, yapraklar anormalleşir, kısalır ve çiçekler normal açamaz. Ağır akar hü*****una uğramış glayöllerde yeni korm ve kormel oluşum çok azdır ya da hiç yoktur. Korunmak için, kültürel önlem olarak hasat sonrası, çürük kormların ayrılarak yok edilmesi, depoda saklama sıcaklığının 5-10°C ve oransal nemin %50&#8242;nin altına düşmemesi ve dikim öncesi kormların 43°C sıcaklıktaki suda bir saat tutulmaları sayılabilir. Kimyasal mücadelede spesifik etkili akaristler kullanılmalıdır. </font></p>
<h1><font class="content" color="#000000">Kaynak: Hasat Yayıncılık (Çiçekler) </font></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/glayol-gladious-sp.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Akağacı (Acer Saccarum)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/seker-akagaci-acer-saccarum.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/seker-akagaci-acer-saccarum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Anavatanı, Güneydoğu Kanada ve Güney Amerika’dır. Ortalama 70-90 fit yüksekliğe ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up6/acer1.jpg" border="0" align="left" /><font class="content" color="#000000">Anavatanı, Güneydoğu Kanada ve Güney Amerika’dır. Ortalama 70-90 fit yüksekliğe ulaşabilmektedir. Hatta bazı formları 100 fite kadar çıkmaktadır. Dış mekan süs bitkisidir.Uzun gövdelidir ve dar taçlıdır. Sürgünleri ince uzun ve narin bir yapıdadır ve renkleri kırmızı-kahverengi tonlarındadır. </font></p>
<p><span id="more-240"></span><br /><font class="content" color="#000000">Yaprakları koyu yeşildir. Şeker akağacın çiçekleri monoiktir ( yani erkek ve dişi çiçekler aynı bitki üzerindedir). Meyveleri Eylül ve Ekim aylarında oluşmaktadır.</font>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/acer2.jpg" border="0" width="200" height="133" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><font class="content" color="#000000">Bir meyveden sadece bir tohum oluşmaktadır. Kış aylarında gelişmeye devam eder. Sonbaharda yaprak dökümünde yapraklar değişik parlak kahverengi-kızıl tonlarına dönüşür.</font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/acer3.jpg" border="0" width="127" height="200" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>İklim İstekleri</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">  Kış aylarında 0-7 C de, Nisan aylarında ise 15-25 C arasında sıcaklık isteği vardır. 300-500mm yağış alan yerlerde iyi gelişir.  </font></p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Toprak İstekleri</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Şeker akağacı, değişik toprak tiplerinde yetişebilmektedir. Ancak en uygun toprak iyi drene edilmiş tınlı topraklardır. Taban suyu yüksek aşırı nemli topraklarda, kireçli topraklarda zayıf gelişme gösterir. pH 3.7 ila 7.3 arasında olan topraklarda yetişebilmektedir. Ancak en ideali 3.7-7.3 tür. </font></p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Hastalık ve zararlılar</p>
<p></font></h1>
<p> Şeker akağacı, anthracnose (Gloeosporium apocryptum ), tar spot (Rhytisma acerinum) hastalıklarından kolayca etkilenir. Anthracnose, ağaçta yaprakların üzerinde kahverengi ya da siyah lekeler, sporlar oluşturur. Bu lekeler zaman geçtikçe gal ve kansere sebep olur. Bitkide önemli zararlara yol açmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/acerbocek.jpg" border="0" width="112" height="200" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Ekonomik Önemi</p>
<p></font></h1>
<p> Bugüne dek birçok enstrümanda kullanılan kullanımı bu yünde en sorunsuz olan ağaçtır. Sapından çalgı aleti üretilir. Ağaçtan parlak ton elde edilir. Yani kaliteli bir gövdeye sahiptir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up6/acer4.jpg" border="0" width="200" height="150" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Karşılaşılan Problemler</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Tuzlu topraklara karşı narin olan bir ağaçtır. Tuz bitki kökleri tarafından absorbe edilirken bitkiyi rahatsız eder. Yaz boyunca kirli ve tuzlu topraklarda yaşayan şeker akağacının ömrü uzun olmaz.  </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/seker-akagaci-acer-saccarum.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hercai Menekşeleri (Viola altaica)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/hercai-menekseleri-viola-altaica.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/hercai-menekseleri-viola-altaica.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Eylül ayında açmaya başlayan Hercai menekşeleri Haziran ‘a kadar dayanabilirler. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up6/hercai1.jpg" border="0" align="left" /><font class="content" color="#000000">Eylül ayında açmaya başlayan Hercai menekşeleri Haziran ‘a kadar dayanabilirler. Bu bitki normal ilkbahar menekşelerinden farklı bir süs bitkisidir. Hafif geçen kış ile birlikte bitkiler yaşamlarını sürdürmeye devam edebilirler. </font></p>
<p><span id="more-239"></span><br /><font class="content" color="#000000"><br />Yaza kadar 30 santime uzayabilen, sarkma eğilimi olan menekşe, solmaya başlayan çiçekler elle koparıldığında tekrar açar. Camgüzeli, Begonya gibi yazlık çiçek bordürlerini kışın Hercai menekşeleri ile evinizi ve bahçenizi süsleyebilirsiniz. Tekdüze renkli, sıkıcı kış bahçenize renkleriyle mutluluk getirecektir. Bitkileri gözle görebileceğiniz noktalara, saksılara dikin. Aydınlık, yarı gölgeli ortamlar bu bitkinin yetişmesi açısından çok fark etmez. Her türlü toprakta özellikle rutubet varsa iyi gelişir. Çiçekleri 10 santime tadar büyüyebilir. Hercai menekşelerinin 20 - 30 değişik renk tonu var. Bahçenizdeki daimi yeşil çit önlerine beyaz, altın ya da mavi - mor renklerini dikebilirsiniz. Renkleri karıştırmadan büyük öbekler halinde dikmelisiniz. Böylece çok etkileyici olacaktır.</font>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="imma/up6/hercai2.jpg" border="0" width="225" height="133" /></p>
<p> <font class="content" color="#000000">Fideler piyasada 1YTL ye satılıyor. Tohumdan da üretebilmek mümkündür. Temmuz ayında hala yaşayan çiçeklerden ufak çelikler alıp geliştirebilirsiniz. Dikilirken ve kış ortasında biraz gübre verirseniz renkler, çiçekler iyi gelişir. Salyangozlar, bir çeşit örümcek menekşeleri yemeyi seviyor. Bu yüzden dikkatli olunması gerekir. </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/hercai-menekseleri-viola-altaica.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi Gül Yetiştirmenin Tam Zamanı</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/simdi-gul-yetistirmenin-tam-zamani.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/simdi-gul-yetistirmenin-tam-zamani.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Sonbahar ideal gül ekim mevsimidir. Gülün toprağı suyu emebilecek kıvamda ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up5/gul1.jpg" border="0" align="left" /><font class="content" color="#000000">Sonbahar ideal gül ekim mevsimidir. Gülün toprağı suyu emebilecek kıvamda olması gerekir. Toprağın bu kıvama ulaşabilmesi için kum ya da humus eklenebilir. </font></p>
<p><span id="more-238"></span><br /><font class="content" color="#000000"><br />Sonbaharda ekimi en uygun olan çiçeklerin başında gül geliyor. Toprak hâlâ sıcak olduğu için ekim-kasım aylarında yapılan ekimlerde bitkinin kök salması için yeterli vakit sağlanmış olur. Gülün ekileceği toprak suyu emebilecek gevşeklikte olmalı. Ekim yapılacak toprağın gereken kıvama ulaşması için çok az kum ya da humus eklenebilir. Gül için yeterli toprak derinliğini sağladıktan sonra köklerle toprak arasında hiç boşluk kalmayacak şekilde doldurma işlemi gerçekleştirilmeli. Bu işlem sırasında yeterli miktarda sulama yapılması gerekir. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Soğanlı Bitkiler Ekin</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Lale, sümbül, nergis, yıldız ve amaralis gibi soğanlı bitkiler de sonbaharda dikilirler ve havaların ısınmasıyla birlikte ilkbaharda çiçek açarlar. Fakat bu tip soğanlı bitkileri dikerken bazı noktalara dikkat edilmesi gerek. Bitki soğanı, büyüklüğünün 2.5 katı kadar derine dikilmeli. Sağlıklı bitkiler yetiştirebilmenin en önemli koşulları toprağın bitki ihtiyaçlarına uygun özellikte olması, bitkiye düzenli olarak bitki besini verilmesi ve yeteri kadar sulama yapılması olarak sayılabilir. Bitkiler su ve besin ihtiyaçlarını da topraktan karşılarlar. Fakat saksıda yetişen bitkilerin toprağında bulunan besin maddeleri zaman içinde sulama ve emilim gibi nedenlerle azalır. Bu yüzden saksı toprağının her yıl değiştirilmesi ve belirli aralıklarla toprağa besin takviyesi yapmak gerek. </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/simdi-gul-yetistirmenin-tam-zamani.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ağaçmineleri (Lantana türleri)</title>
		<link>http://www.bahcenet.com/agacmineleri-lantana-turleri.html</link>
		<comments>http://www.bahcenet.com/agacmineleri-lantana-turleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Nov 1999 00:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Süs Bitkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Mineçiçeğigiller familyasındandır. Dış mekan süs bitkisi olarak yetiştirilir. Anavatanı Amerika ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="imma/up5/agacmine2.jpg" border="0" align="left" /><font class="content" color="#000000">Mineçiçeğigiller familyasındandır. Dış mekan süs bitkisi olarak yetiştirilir. Anavatanı Amerika anakarası ile Güney Afrika&#8217;nın tropikal bölgeleri olan Lantana cinsi, kışın yapraklarını dökmeyen çalı ya da çokyıllık otsu formundaki bitkilerdir. </font></p>
<p><span id="more-237"></span><br /><font class="content" color="#000000"><br />150 dolayında türü ile bunlardan elde edilmiş birçok çeşidi bulunmaktadır. Çalı formundaki en çok 2 m. kadar boylanabilen bu türlerin, karşılıklı çiftler halinde ya da sarmal dizilişli, genellikle yüzeyi kırışık ve yeşil renkli yaprakları vardır. Bahçe mineleri yapraklarından daha çok, 5 parçalı tepsi biçimli çok sayıdaki küçük çiçeklerinin yan yana sıkışık desteler oluşturarak kümelendiği güzel görünüşlü çiçek kelleri (başları) için yetiştirilir. Kellerdeki üçük çiçeklerin renkleri, bitkinin tür ve çşitlerine göre değişmektedir. Ağaçmineleri, iklimi uygun olan yörelerdeki bahçelerimizin sınır ile bordürlerinde ve bodur türleri ise, yer örtücü olarak yeğlenip yetiştirilir. </font><br />
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Önemli Türleri</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000">L.camara: Kökeni Güney Amerika&#8217;nın tropikal bölgeleri olan bu tür, 1-2 m. kadar boylanabilir. Genellikle dikenli gövdesi ve yumurtamsı, yüzeyi kırışık, 5-10 cm. uzunlukta koyu yeşil renkli yaprakları vardır. Çiçek kelleri 2,5-5 cm. çapta olup ilkbahar sonlarından sonbaharın sonlarına kadar sürekli açan çiçekleri beyaz, sarı, somon rengi, pembe, kırmızı, mavi ve mor renklerdedir. L.montevidensis: Kökeni gene Güney Amerika olan bu tür, 20-100 cm. kadar boy atabilir ve genellikle yere yatarak gelişip iyi bir yer örtücü olur. Yaz başlarında çiçekleri pembe-mor ya da leylak renkli ve ortaları göz gibi sarı lekelidir. DİKKAT: Bitkinin kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi tüm bölümleri ağza alınırsa ya da yaprak ve gövdelerine elle dokunulursa ağaçmineleri insan bedeninde alerjik tepkimelere neden olur.</font></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up5/agacmine1.jpg" border="0" width="200" height="150" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>İklim İstekleri</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Ağaçmineleri ılık ve sıcak iklimlerin bitkisidir. Don olayına karşı duyarlıdır. Bu nedenle ağaçminelerinin ülkemizde bahçelerde yetiştiriimesine uygun yöreler, özellikle Güney Ege ile Akdeniz bölgelerimizin kıyı kesimleridir. Bol güneşli ortamları seven ağaçmineleri, </font></p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Toprak İstekleri</p>
<p></font></h1>
<p> Suyu iyi akıntılı (süzek) ama nemli ve organik madde yönünden zengin (bitek) toprakları yeğler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: center"><img src="imma/up5/agacmine3.jpg" border="0" width="183" height="120" /></div>
<p>&nbsp;</p>
<h1><font class="content" color="#000000">
<p>Üretim Tekniği</p>
<p></font></h1>
<p><font class="content" color="#000000"> Genelde budanma gereksinimleri az olan bu bitkiler, ilkbahar mevsiminin başlarında, uç alma denilen yöntemle yani dalları hafifçe kırılıp kısaltılarak budanır. Üretimleri, ilkbahar mevsiminde 16-18 derece sıcaklıklarda ekilen tohumlarıyla ya da yaz mevsiminde alınan gövde çeliklerinin daldırılmasıyla gerçekleştirilir.  </font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bahcenet.com/agacmineleri-lantana-turleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
