Agrobacterium tumefaciens (Bakteriyel Gal) Xylella fastidiosa (Phony (Pierce’s) Hastalığı) Xylophilus ampelinus (Bakteriyel Yanıklık)
- Agrobacterium tumefaciens (Smith and Town.) Conn – Rhizobium rhizogenes (Riker et al.)Conn Agrobacterium tumefaciens; bakteriyel hastalık etmeni dikototiledon bitkilerde, özellikle elma, seftali, armut, kiraz, bağ ve güllerde gal oluşumuna neden olmaktadır. Hastalık bitkilerin toprak üstü aksamlarında ( kök boğazına yakın yerlerde) tipik olarak büyük tümör benzeri sikinliklerden (gal) dolayı bu ismi almıştır. Fidanların pazar değerini azaltmasına rağmen, yaşlı olan ağaçlarda ciddi problemlere neden olabilir. Bakteriyel etmen biyolojik özelliklerinden dolayı da en fazla bilinen hastalik etmenlerinden biridir. Bakteri DNA’ sinin bir kismını (T-DNA) bitkilere transfer eder ve T-DNA si bitki genomuna entegre olmaktadir (yerlesir). Bu entegrasyon sonucunda bakteriden alınan genler, bitkilerde tümör olusumuna ve metobolizmasında bir dizi değişikliğe neden olur. Bakterinin bu özelligi moleküler biyoloji ve bitki islahinda da yeni kullanim alanlarinin açilmasina neden olmustur. Bakteri yeni genlerin bitkiye aktarilmasi ya da girdirilmesi için vektör olarak kullanilmaktadir. Istenilen genler (insektisit ya da herbisitlere dayanikli olan genler gibi) genetiksel mühendislikle bakteri genomuna aktarilir (transforme edilir) ve daha sonra bakteri araciligi ile de bu genler bitkilere transfer edilmektedir. Agrobacterium kullanimi geleneksel islah yöntemlerinin süresini kisaltmakla kalmiyor, ayni zamanda tamamen yeni, fakat bitkiye ait olmayan yeni bir gen kültür bitkisine kazandirilmis olamkatdir. Bu özelliklerinden dolayi Agrobacterium en ilginç ve ilgi çekici bir hastalik etmenlerinden biridir. A. tumafaciens gram negatif, sporlanmayan, hareketli ve çubuk seklinde bir bakteridir. Bakteriyel etmen yonca ve diger Legumuneceaa familyasina ait bitkilerde nitrojen fikse eden Rhizobium bakterileri ile yakin akrabalik ilisklileri vardir. Bakteriyel etmen toprakta kök üzerinde ve ya etrafinda yaygin olarak bulunur ve bu rizosfer tabakasinda kök sistemlerinden sizan besinleri kullanarak canliligini devam ettirmektedir. Bitkilerin bakteriyel infeksiyon ise yalnizca dogal ya da bir sekilde açilmis yaralardan mümkün olmaktadir. Dogal kosullarda bakterinin hareketli hücreleri yaralanan hücrelerden salinan kemotaksin ile yara dokularina cezbedilir. Bu kismen seker ve diger kök kompenetlerinin serbest kalmasina kismi bir tepkidir ve bakteriyel etmen asetogliserin gibi fenolik birlesikleri tanir ve kendisini infeksiyona yönlendirir. Kisaca enfeksiyon bakteri ve bitki tarafindan algilan bir takim sinyallerler ile gerçeklesir. Yukarida bahsedildigi gibi bakteriyel etmen T-DNA’ sini bitki genomuna transfer eder ve T-DN’a üzerinde bulunan bazi genler sitokinin (bitki homunu, indole asetik asit) enzimlerinin salgilanmasina neden olur ve bitki hormonlari hücrelerin normal gelisme düzenini bozar ve bitkilerde gallerin olusumuna neden olur. Rhizobium rhizogenes; Benzer sekilde bitkilerde hastalik yapar, fakat bitkilerde hem oksin hemde sitokinin salgilanmasina sebep olmakta ve bundan dolayida köklerde asiri sekilde kök sacaklanmasina neden olur. Bu etmen de moleküler biyolojide gen transferi çalismalarinda yaygin olarak kullanilmaktadir.
Hastalik etmeni agaçlarin toprak seviyesindeki gövde üzerinde gallere neden olur ve bu galler toprak altina ve üstüne dogru büyüme gösterir. Galler genellikle fidanliklarda ortaya çikar ve etkilenen bitkilerin sürgünlerinde ölümlere neden olabilirler. Mücadelesi Kültürel mücadele 1. Dayanikli kültivarlarin kullanimi. 2. Hastaliktan ari, sertifikali fide ve fidanlarin kullanimi. 3. Bitkilerin yaralanmamasina dikkate edilmeli. 4. Budama aletleri ve diger aletler dezenfekte (Klorax=Çamasir suyu) edilmeli. 5. Hastalanan bitkiler varsa hemen sökülmeli ve imha edilmeli. 6. Bitkiler devamli iyi bir gübreleme ve sulama programi ile iyi beslenmeli ve yetistirilmeli. 7. Köklerde zarar yapan böcekler devamli kontrol altinda tutulmali.
Hastalik etmeni bitkilere bulastiktan sonra kimyasal mücadelesi hemen hemen yoktur denebilir. Bahçe tesis edilmeden önce toprak fumigasyonu yapilabilir.
Xylella fastidiosa Wells et al. bakteriyel hastalik etmeni olup, bakteriyel etmen vektör böcekler (yaprak pireleri) ile tasinmaktadir. Hastalik etmeni bu vektörler yardimiyla alternatif konukçularina ve diger baglara ya da konukçularina tasinmaktadir. Bakteriyel etmen baglardan baska mese, seftali ve diger monokotiledon bitkilerde de hastalik yapmaktadir. Özellikle bir ülkede belirli alanlar bu hastalik için oldukça kritiktir, hastaligin bulundugu bölgelerde yetistiricilikten mümkün mertebe kaçinilmalidir. Hastalik etmeni genellikle soguk ve yüksek rakimli bölgelerde daha az ortaya çikmaktadir. Hastaliga neden olan bakteri bitkilerin ksilem iletim demetlerinde yerlesir ve bu iletim dokularinin tikanmasina neden olur. Bitkiler bu tikanmadan dolayi, özellikle sicak aylarda su stresine girmis gibi bir görünüm (yaprak kavrulmasi gibi) almaktadir. Hastalik etmeni bitkilerin yaprak kenarlari boyunca doku ölümlerine neden olur ve bundan dolayi bakteriyel etmen yaprak kenar hastaligi olarak bilinir. Hastaligin bu simptomlarinin olusma nedeni de yukarida belirtildigi gibi yaprak kenarlarina yeterli miktarda su iletilemesinden kaynaklanir. Bitkide bakteri tarafindan olusan bu duruma diger bir kaç faktör neden olabilir, bunlardan bazilari:
1) toprak yeterli nem bulunmamasi,
2) Hava kosullari uygun olmaz ve mevcut su bitki tarafindan alinamadan kaybolur,
3) diger toprak kökenli patojenler ya da faktörler bitki köklerinin ölmesine neden olmasidir.
Hastalik belirtileri kültüvarlara göre farkli olabilir. Infektelen yapraklar üzerinde klorotik lekeler olarak görülür ve lekenin merkezi kuruyuncaya kadar hastalik yapragi kaplar. Olusan lekeler daha sonra gevrek ve kirilgan bir hal alir. Lekeler üzerinde konsantrik bir bölge olusur ve sonuçta yaprak tam büyüklügüne erismeden dökülmektedir. Etkilenen bitkilerde meyve olusumu büyük ölçüde azalir ve üzerindeki meyveler zamanla kurumaktadir. Etkilenen gövdelerin odun dokulari da olgunlasmaz ve yesil bir bölge olarak gövde üzerinde kalir. Bir sonraki sezonda ise bitkilerin göz açilmalari geçikmektedir. Bundan dolayida dip sürgünleri etkilenen baglarin alt kisimlarinda sürmeye baslar. Bu hastalik seftali agaçlarin hizli bir sekilde ölümlerine maruz birakmaz, ama gelismesi ve meyve bu yüklü büyük ölçüde azalir. Hastalikli agaçlardaki dallarin internotlarinda kisalma ve lateral (yan) dallanmalarda ise artis olur. Genel olarak agaçlarin görünümü cüce ve koyu yesil kompakt bir gelisme sekline sahiptir. Bir kaç yil sonra, sürgün ve dallar kirilgan olur ve uçlardan geriye dogru ölüm yaygin olarak ortaya çikmaktadir. Infekteli agaçlardaki meyveler, saglikli agaçlardakine oranla daha erken olgunlastigi görülmektedir.
Kültürel mücadele
1. Hastaliktan ari, sertifikali fide ve fidanlarin kullanimi.
2. Infekteli bölgelerden getirilen kalemler sicak su uygulamasindan geçirilmeli (3 saat 45 °C sicakliktaki suda tutulabilir).
3. Infekteli bitki dal ve sürgünler hastaligin olmadigi bölgeye kadar budanmali ve artiklar yok edilmeli.
4. Bazi kültüvarlar dayanikli olabilir, bundan dolayi dayanikli kültüvarlar tercih edilmeli.
5. Hastaligin devamli görüldügü ve epidemi yapan bölgelerde yetistiricilikten kaçinilmali.
6. Vektör böcekler ile siki bir mücadele yapilmali. Kimyasal mücadele Yapraklar yari büyüklügüne ulasincaya kadarve budamalardan sonra Bordo bulamaci ve bakirli preparatlar ile kimyasal ilaçlama yapilabilir.

Xylophilus ampelinus (Panagopoulos) Willems et al. = Xanthomonas ampelina Panagopoulos bakteriyel hastalik etmeni olup, infekteli bitki artiklari üzerinde kis gibi olumsuz kosullari geçirmektedir. Bakterinin tasinmasi su ve su siçramalari sonucunda gerçeklesir. Hastalik etmeninin inokulum kaynagi genellikle bulasik bitki materyalleridir. Yaprak yüzeyinde olusan lezyonlar ise sekonder inokulum kaynaklarıdır. Bakteriyel etmen bu lezyonlardan diğer yaprak ve bitkilere yağmur ya da su siçramalariyla dağılmaktadır. Hastalık dondurucu serin ve nemli havalarda daha fazla etkili olmaktadir. Bakteriyel etmen asmaların iletim demeti bozulmalarına da neden olabilir.

Erken baharda, bag sürgünleri koyu kahverengi çizgi seklinde lekelere sahiptir, bu sürgünler klorotik ve bodurdur. Hastaligin ilerleme durumunda tüm bitkilerde sulgunluklar görülür ve sonuçta sürgünler kuruyarak ölür. Lekelerin bulundugu kabuklarda siskinlikler ve çatlamalarda görülebilir. Hastalikli ile bulasan bitkilerin yapraklarinda ise küçük siyah lekeler veyahutta kenar nekrozlarina rastlanir. Hastliktan etkilen ana gövde üzerinde koyu ve uzun kanserler olusur ve bunlar üzerindeki meyveler olgunlasmadan dökülmektedir.
Mücadelesi
Kültürel mücadele
1. Hastaliktan ari, sertifikali fide ve fidanlarin kullanimi.
2. Infekteli bölgelerden getirilen kalemler sicak su uygulamasindan geçirilmeli (3 saat 45 °C sicakliktaki su da tutulabilir.).
3. Infekteli bitki dal ve sürgünler hastaligin olmadigi bölgeye kadar budanmali ve artiklar yok edilmeli. Kimyasal mücadele Yapraklar yari büyüklügüne ulasincaya kadar ve budamalardan sonra Bordo bulamaci ve bakirli preparatlar ile kimyasal ilaçlama yapilabilir.
Bu yazı için ilk yorumu siz yapın!
You must be logged in to post a comment.
© 2005-2011 BahceNet.com, Her Hakkı Saklıdır. Sitemizden alınan ve izinsiz yayınlanan resim ve yazıların tespiti halinde yasal yollara başvuracağımızı bilmenizi isteriz.